Salı, Mayıs 21, 2024

Bunlara da göz atın

İlgili içerikler

Aicardi-Goutières Sendromu Nedir?

Yaygın olarak AGS olarak bilinen bir Lökodistrofi formu olan Aicardi-Goutières Sendromu, esas olarak beyni, bağışıklık sistemini ve cildi etkileyen genetik bir hastalıktır. AGS, bilinen 50’den fazla Lökodistrofiden biridir. Lökodistrofiler beyni, omuriliği ve sıklıkla periferik sinirleri etkileyen nadir, ilerleyici, genetik bir hastalık grubudur.

Her Lökodistrofi türü, beynin beyaz maddesinin veya miyelininin anormal gelişimine veya tahribatına yol açan spesifik bir gen anormalliğinden kaynaklanır. Miyelin kılıf, sinirlerin koruyucu kılıfıdır. Sinir sistemi miyelin olmadan normal şekilde çalışamaz. Her Lökodistrofi türü, miyelin kılıfın farklı bir bölümünü etkileyerek bir dizi nörolojik soruna neden olur. Yedi farklı genin mutasyonları AGS ile ilişkilidir. Bu yedi gen, TREX1, RNASEH2A, RNASEH2B, RNASEH2C, SAMHD1, ADAR1 ve IFIH1’i içerir.

Aicardi-Goutières Sendromu, Ulusal Sağlık Enstitüleri (NIH) Nadir Hastalıklar Ofisi tarafından nadir görülen bir hastalık olarak listelenmiştir. Aicardi-Goutières Sendromu, ABD popülasyonunda 200.000’den az insanı etkiliyor. Bu nörolojik hastalık, neredeyse kesinlikle yetersiz teşhis edilmesine rağmen, dünya çapındaki tüm popülasyonlarda görülür. 2014 itibariyle, kabaca 400 AGS vakası biliniyordu ve şimdiye kadar tıp literatüründe 120’den biraz fazla vaka bildirildi.

Aicardi-Goutières Sendromu Kişileri Nasıl Etkiler?

Genellikle yaşamın ilk yılında, Aicardi-Goutières Sendromundan (AGS) etkilenen bireyler ciddi beyin fonksiyon bozukluğu (ensefalopati) epizodu yaşarlar. Bu genellikle birkaç ay sürebilir. Bozukluğun bu aşamasında, semptomlar teselli edilemeyen ağlama, aşırı sinirlilik ve beslenme güçlüklerini içerebilir. Etkilenen kişilerde enfeksiyon yokken aralıklı ateşler (steril pireksiler) gelişebilir ve nöbetler geçirebilir. Zamanla, AGS’li bireyler, daha önce ulaşılan kilometre taşlarının kaybı nedeniyle işlev görme yeteneklerini yavaş yavaş kaybederler.

AGS’den etkilenen pek çok kişi ayrıca beyin ve kafatasının büyümesinde yavaşlama olduğuna dair kanıtlar gösterir. Sonuç olarak, birçoğu anormal derecede küçük bir kafa boyutu (mikrosefali) geliştirir. Bozukluğun bu aşamasında, beyin omurilik sıvısında (BOS) beyaz kan hücreleri ve iltihaplanma ile ilişkili moleküller saptanabilir. CSF, beyni ve omuriliği (merkezi sinir sistemi) çevreleyen sıvıdır. Bu anormal bulgular, merkezi sinir sistemindeki iltihaplanma ve doku hasarı ile tutarlıdır.

Aicardi-Goutières Sendromunun Belirtileri Nelerdir?

Aicardi-Goutières Sendromunun ensefalopatik fazı, genellikle şiddetli olan kalıcı nörolojik hasar bırakır. Tıbbi görüntüleme beyindeki beyaz maddenin bozulmasını (lökodistrofi) ortaya çıkarır. AGS’li çoğu insan derin bir zihinsel yetersizliğe sahiptir. Ayrıca kas sertliği (spastisite), özellikle kollarda çeşitli kasların istemsiz gerilmesi (distoni) ve gövdede zayıf kas tonusu (hipotoni) gibi önemli nöromüsküler problemleri vardır.

AGS’li kişilerin yaklaşık yüzde 40’ında chilblains adı verilen ağrılı, kaşıntılı cilt lezyonları vardır. Chilblains genellikle parmaklarda, ayak parmaklarında ve kulaklarda gelişir. Bu kabarık, kırmızı lezyonlara küçük kan damarlarının iltihaplanması neden olur. Soğuğa maruz kalarak ortaya çıkabilir veya daha kötü hale gelebilirler. Bu bozuklukta görme sorunları, eklem sertliği, ciltte beneklenme ve ağız ülserleri de görülebilir.

Genellikle AGS ile ilişkili ciddi nörolojik problemlerin bir sonucu olarak, bu bozukluğu olan çoğu insan çocukluktan sonra hayatta kalamaz. Bununla birlikte, daha sonra başlayan ve daha hafif nörolojik sorunları olan etkilenen bazı kişiler yetişkinliğe kadar yaşayabilir. Şu anda AGS için bir tedavi olmamasına rağmen, mümkün olan en iyi sonuçları sağlamak için semptomlar yönetilebilir. Proaktif, kapsamlı tıbbi bakım ile ALD semptomları yönetilebilir ve bireye mümkün olan en iyi yaşam kalitesini verebilir.

AGS genetik veya kalıtsal bir hastalıktır. Ayrıca otozomal resesif bir hastalık olarak sınıflandırılır. Bu, her iki ebeveyn de hastalığın taşıyıcısıysa, gebe kaldıkları her çocuğun AGS geliştirme şansının 4’te 1 olacağı anlamına gelir. Her iki ebeveyn de AGS gibi belirli bir mutasyona uğramış genin taşıyıcısıysa, çocuklarının hastalıktan etkilenme olasılığı %25, ne taşıyıcı olma ne de hastalıktan etkilenmeme olasılığı %25 ve hastalığa yakalanma olasılığı %50’dir.

Her iki ebeveyn de AGS taşıyıcısıysa, her çocuğun etkilenme şansı 4’te 1’dir. Ailedeki diğer çocukların AGS’den etkilenip etkilenmediğini veya AGS taşıyıcısı olup olmadığını belirlemek için genetik danışmanınıza veya çocuğunuzun doktoruna danışmanız en iyisidir.

Aicardi-Goutières Sendromu Nasıl Teşhis Edilir?

AGS’nin teşhis edilmesi zordur çünkü semptomların çoğu diğer bozukluklara benzer. Tanı, hastalığın klinik semptomlarına göre konur. MRI beyin taramasında görülebilen karakteristik beyin anormallikleri de tanıya yardımcı olabilir. Bir “omurilik musluğu” kullanılarak alınan beyin omurilik sıvısı (BOS), kronik lenfositoz olarak bilinen bir duruma işaret eden spesifik bir bağışıklık sistemi hücresinin (bir lenfosit) artmış seviyeleri için de test edilebilir. Bu hücreler normalde sadece enfeksiyon sırasında yükselir, böylece enfeksiyon kanıtı olmayan lenfositoz AGS’nin bir göstergesi olarak kullanılabilir. CSF ayrıca, AGS teşhisini de destekleyebilen interferon-gama olarak bilinen bir maddenin yüksek seviyeleri için test edilebilir.

Aicardi-Goutières Sendromunun Türleri Nelerdir?

Sendromun iki formu vardır: şiddetli erken başlangıçlı bir form ve nörolojik fonksiyon üzerinde daha az etkisi olan geç başlangıçlı bir form. Aicardi-Goutières Sendromlu yenidoğanların çoğu, doğumda bozukluğun herhangi bir belirti veya semptomunu göstermez. Bir bireye hangi AGS teşhisi konursa konsun, optimal bakım zamanında önemlidir. Lökodistrofi Bakım Ağı (LCN), ülke çapında uzmanlaşmış merkezlerde bireylere en iyi kalitede bakım sağlamak için kurulmuştur.

Erken başlangıçlı: Erken başlangıçlı form, AGS’den etkilenen bebeklerin yaklaşık yüzde 20’sini etkiler. Büyümüş bir karaciğer ve dalak (hepatosplenomegali), karaciğer enzimlerinin yüksek kan seviyeleri, kan trombositlerinde bir azalma (trombositopeni) ve anormal nörolojik tepkiler gibi özelliklerin bir kombinasyonu ile doğarlar. Gergin davranışları ve zayıf beslenme yetenekleri doğuştan bir viral enfeksiyonu taklit eder.

Daha sonra başlayan: Daha geç başlangıçlı AGS’li bebekler, normal gelişimin ilk haftaları veya aylarından sonra, baş büyümesinde ilerleyici bir düşüş, zayıf veya sertleşmiş kaslar (spastisite) ve orta ile şiddetli arasında değişen bilişsel ve gelişimsel gecikmeler olarak ortaya çıkan semptomlar göstermeye başlar.

Aicardi-Goutières Sendromu Nasıl Tedavi Edilir?

Şu anda AGS için bir tedavi olmamasına rağmen, semptomatik tedavi faydalıdır. Proaktif, kapsamlı tıbbi bakım ile etkilenen bireyler, mümkün olan en iyi yaşam kalitesine sahip olmak için gereksiz acı ve komplikasyonlardan kaçınabilir. Semptomların ciddiyetine bağlı olarak, çocuklar göğüs fizyoterapisi ve solunum komplikasyonları için tedavi gerektirebilir. Yeterli beslenme ve kalori alımını sağlamak için, bazı bebekler diyet ve beslenme için özel düzenlemelere ihtiyaç duyabilir. Nöbetler standart antikonvülsan ilaçlarla yönetilebilir. Çocuklar, yaşamlarının ilk birkaç ayında glokom kanıtları açısından ve daha sonra skolyoz, diyabet ve yetersiz tiroid belirtileri açısından izlenmelidir.

Kaynak

Hunters Hope, Aicardi-Goutières Syndrome (AGS), 2022

Popüler Gönderiler