Yeni bir araştırma, otizmle ilişkili bazı belirtileri ele almak için bağırsak mikrobiyomunu inceliyor.

Ulusal Nörolojik Bozukluklar ve İnme Enstitüsü, “Otizm spektrum bozukluğunun (ASD), tekrarlayan ve karakteristik davranış örüntüleri ve sosyal iletişim ve etkileşimle ilgili zorluklarla karakterize olmuş bir grup karmaşık nörogelişme bozukluğu” olarak ifade ediyor.

Otizmin geniş bir yelpazede belirtileri, beceriler ve işlev yeteneklerindeki yetersizlik düzeyi olarak açıklanabilir.

Otizmi olan çoğu kişiye çocukluk döneminde teşhis konulur ve Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezlerine (CDC) göre 59 çocuktan yaklaşık 1 tanesi bu tanıyı alır.

Otistik yetişkin katılımcıları ve ebeveynlerini içeren çalışmalar, geniş yelpazede insanların bazen daha düşük yaşam kalitesine sahip olabileceğini göstermektedir.

Bununla birlikte, katılımcılar ve ebeveynleri, yaşam kalitesindeki bu tutarsızlıklara katkıda bulunan çeşitli faktörler bildirmişlerdir.

Otistik yetişkinler stresli durumlarda olmanın ve zorbalık gibi çeşitli istismarlar yaşamanın hayat kalitesi üzerinde en büyük etkiye sahip olduğunu söylemiştir.

CDC, spektrumdaki depresyon, nöbet ve odak eksikliği gibi sorunları yaşayanlar için yardımcı olabilecek ilaçların bulunduğunu ifade ediyor.

Otistik spektrumdaki insanlar ayrıca farklı derecelerde ciddiyet derecesine sahip duyusal hassasiyet yaşayabilir, tekrarlayan davranışlarda bulunabilir ve kişiler arası bir düzeyde farklı iletişim kurabilir.

CDC’ye göre, bu özelliklerin bazılarının etkilerini en aza indirmek isteyen kişiler konuşma, duyusal entegrasyon ve mesleki terapi gibi farklı terapileri deneyebilirler.

Otizm ve Bağırsak Mikrobiyomu

Araştırmalar ayrıca otistik çocukların otizmsiz çocuklardan çok daha sık kronik gastrointestinal problemler yaşadıklarını ortaya çıkardı.

Bu durum, Tempe’deki Arizona Eyalet Üniversitesi’nden bilim adamlarını, otistik çocuklarda gastrointestinal sorunların çözülmesine yardımcı olabilecek oldukça yeni bir terapi biçiminin (mikrobiyota transfer tedavisi (MTT)) olup olmadığını araştırmaya yönlendirdi. Ayrıca, bu müdahalenin diğer otizm belirtilerini ve koşullarını etkileyip etkilemeyeceğini görmek istediler.

MTT, sağlıklı insanların dışkı malzemelerinin toplanmasını, işlenmesini ve dondurulmasını ve ardından tedaviyi alan kişiye oral veya rektal olarak uygulanması durumudur. Bu nedenle sağlıklı bakteriler, gastrointestinal problem yaşayan kişinin bağırsak mikrobiyomunda bir denge kurmalıdır.

Araştırmacılar Dr. Rosa Krajmalnik-Brown ve James Adams ilk olarak birkaç yıl önce bu yöntemi test etmek için klinik bir çalışma yaptılar ve sonuçları – 2017’de Microbiome dergisinde yayınlandı – MTT’nin “Bağırsak mikrobiyomunu değiştirmek için umut verici bir yaklaşım gibi göründüğünü” ifade etti ve mikrobiyom, [gastrointestinal] ve ASD’nin davranış semptomlarını iyileştirdiğini gösterdi.

Otizmi olan çocukların neden gastrointestinal problemleri olduğu ve MTT’nin bunları tedavi etmede neden etkili olduğu konusunda, Krajmalnik-Brown, “Otizmi olan çocuklar, önemli yararlı bakterilerden yoksundur ve bakterilerin bağırsaklara sağladığı önemli fonksiyonların bakteriyel listesinde tipik olarak gelişmekte olan çocuklardan daha az seçeneğe sahiptir. ”

Bununla birlikte, ilk klinik çalışma sadece tedaviden 8 hafta sonra MTT’nin etkilerini inceledi. Şimdi, araştırmacılar yeni tedavinin uygulanmasından 2 yıl sonra etkili olup olmayacağını görmek için bir takip çalışması yürütüyor.

Bulguları şu anda Nature dergisinde yer alan çalışma, önceki klinik araştırmaya katılan 18 otistik çocuğu içermektedir.

Araştırmacılar, yeni denemeye katılımcı olarak katılmadan önce ebeveynlerin ve çocukların yazılı onayını aldı.

Araştırmacılar Deneme Sonuçlarından Memnun

Araştırmacılar, çalışmanın başlangıcında, otistik çocukların sağlıklı ve dengeli mikrobiyotalı nörotipik çocuklara kıyasla bağırsakta bakteri çeşitliliğinin daha zayıf olduğunu açıkladılar.

Daha spesifik olarak, iki yararlı bakteri teli – Bifidobacteria ve Prevotella – Spektrumdaki çocukların mikrobiyolarında eksikti.

İlk MTT müdahalesinin ardından otistik çocuklar, artan Bifidobacteria ve Prevotella seviyeleri dahil, daha fazla bağırsak bakteri çeşitliliğine sahip oldular. Müdahalenin 2 yıl sonra bağırsaktaki bakteri çeşitliliğini ölçen yeni klinik çalışmada, çocuklar daha fazla bakteri çeşitliliğine ve düzenli bir sağlıklı bakteri mevcudiyetine sahipti.

Sağlık etkilerine gelince, çocuklar gastrointestinal sorunlara bağlı semptomlarda yüzde 58’lik bir düşüş gördü. Ayrıca, yazarlar bu çalışmaya katılan çocukların dil, sosyal etkileşim ve davranışla ilgili ölçümlerde yüzde 45’lik bir iyileşme ile “çekirdek ASD semptomlarında yavaş ama istikrarlı bir gelişme” gösterdiğini yazmaktadır.

MTT’ye öncülük eden gastroenterolog Dr. Thomas Borody’ye göre, “Bu, bu çocuklarda bağırsak bakterilerini tedavi ettiğimizde 2 yıl önce klinik deneyimiz sırasında mikrobiyomlarını [fecal microbiota transplant] ile sıfırlamak için dünyadaki ilk bulgudur, pozitif sonuçlar hala orijinal tedavilerden 2 yıl sonra iyileşmeye devam ediyor ”dedi.

Borody, “Otizm belirtileri için herkesin elde ettiği bir gruptaki en yüksek gelişme diyebilirim.” diye ekliyor

Dikkate Alınacak Konular

Araştırma çalışmasının  başarısına rağmen, araştırmanın sınırlamaları ve etik soruları var. Çalışma yazarlarının kendilerinin kabul ettiği gibi, sonuçlar sadece 18 katılımcı ile çok küçük bir klinik çalışmaya dayanmaktadır. Dolayısıyla, bulguları çoğaltmak için daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır.

Adams, “Dr. Krajmalnik-Brown, Kang ve ben sonuçlar konusunda heyecanlıyız, ancak halkı bunun FDA onaylı bir tedavi haline gelmesi için daha büyük klinik araştırmalara ihtiyaç duyduğumuza dikkat etmek istiyoruz” diyor.

Ayrıca, Arizona Eyalet Üniversitesi klinik araştırmaya sponsor olmasına rağmen, bazı yazarlar, mikrobiyal tedavilerin geliştirilmesine odaklanan klinik araştırmalara yatırım yapan özel bir şirket olan Finch Therapeutics Group’tan araştırma bursu aldıklarını açıkladılar.

Araştırmalarla ilgili bu konuların yanı sıra, aynı zamanda etik meseleler de var – en belirgin şekilde, ASD’nin davranışsal yönlerinin “semptomlar” olup olmadığına veya nöroçeşitliliğin doğal bir özelliği olup olmadığına dair sorunun varlığı gibi.

Otistik topluluğun birçok üyesi ikincisini tartışacaktı. Otistik Öz Savunma Ağı’nın otizmdeki klinik tedavi ve tıbbi bakım konusundaki konumlarına ilişkin olarak belirttiği gibi:

“Sağlık alanındaki eşitsizliklerin giderilmesi ve daha faydalı hale getirilmesi gereken yararlı tedavilerin yapılması gerekiyor; ancak, bilimsel olarak kanıtlanmamış tedavilerin ve faydalı becerilerin öğretilmesinden ziyade iyileşmeye odaklanan tedavi ve yöntemlerin kullanılması önerilmemelidir.”

Gelecekte, araştırmacılar, en başta otistik topluluğun ihtiyaçlarını değerlendirmeli ve bu ihtiyaçları ve endişeleri ele alan tasarım çalışmaları yapmalıdır.

 

Kaynak: MedicalNewsToday, Researchers look at the link between gut bacteria and autism, 2019.