Bitkisel Gıda Takviyeleri Hakkında Bilmeniz Gerekenler

Gazi Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Dekanı İlkay Orhan’la Bitkisel Gıda Takviyelerini konuştuk.

Türkiye endemik bitkiler açısından çok zengin ancak bunları katma değeri olan ürünlere dönüştürmekte yetersiz. Türkiye’nin bitki türleri açısından zenginliğinden bahsedebilir misiniz?

Afrika kıtasında 8 bin çeşit farklı bitki türü bulunmaktadır. Ülkemiz ise yer aldığı coğrafyada 10 binden fazla bitki türüne ev sahipliği yapmaktadır. Bu durum büyük bir doğal çeşitliliğe ve zenginliğe sahip  olduğumuzun göstergesidir. Bu türlerin hepsi tabi ki tıbbi niteliğe haiz bitkiler değildir. Ülkemizde endemik olarak addedebileceğimiz bitki türleri 3 bin civarında olup, toplam bitki türlerinin yüzde 30’una tekabül etmektedir.

Tıbbi bitkisel ürünlerin ve gıda takviyesi ürünlerinin farkları nedir?

Her ikisinin ortak yönleri olduğu gibi farklı noktaları da vardır. Geleneksel bitkisel tıbbi ürün; belli bir
endikasyona işaret eden, daha doğru bir tabirle tedavi amacıyla kullanılan bitkileri ifade eder. Söz konusu
bitkilerin tedavi amacına yönelik olarak kullanımında düzenlemeler ve üretim aşamaları gıda  takviyelerine nazaran daha ciddidir. Gıda takviyeleri ise vücudumuz için gerekli ve elzem olan vitaminleri yeteri kadar alamadığımız durumlarda bu eksikliği telafi etmek amacıyla kullanılırlar. Tabi ki her ikisinde de temel amaç sağlıktır. Bu bağlamda, geleneksel bitkisel tıbbi ürünler ilaç türevlerine yakın olmaları itibarıyla tedavi fonksiyonu ifa ederken, gıda takviyesi ürünleri önleyici niteliktedir.

Tıbbi bitkisel ürünler ve gıda takviyeleri ilaç harcamalarının azaltılmasında rol oynayabilir mi?

Geleneksel tıbbi bitkisel ürünler çok şiddetli hastalıkların tedavisinde kullanılmazlar. Örneğin; herhangi
bir kanser türünü tedavi edecek bir bitki mevcut değildir. Bu tür ürünler genellikle sağlığımızı daha iyi hale getirmek ya da orta şiddetteki hastalıkların tedavisine destek olmak amacıyla kullanılırlar. Buna, soğuk algınlığı durumunda kullanılan ıhlamur ya da adaçayı gibi bitkiler ile bebeklerde gaz problemlerinin
giderilmesi için kullanılan rezene çayı örnek olarak verilebilir. Bu türden takviyeler orta şiddetteki hastalıkların tedavisinde faydalı olabilmektedir. Bazı vitamin ve mineral eksiklikleri bir noktadan sonra çeşitli hastalıkların sebebi olabildiği için bu noksanları takviyelerle gidermek hastalıkları önleme noktasında da fayda sunmaktadır.

Bitkisel ürünlerin güvenilirliği nasıl sağlanıyor?

Bu, suistimale açık olması nedeniyle çok önemli bir konudur. Bu alandaki denetimlerin ilgili devlet kurumları  tarafından çok sıkı bir şekilde yapılması gereklidir. Halkımızda, “bitkisel olduğu için zararsızdır”
şeklinde yanlış bir kanaat mevcuttur. Bir ilaçta olması gereken üç temel unsur; etki, kalite ve güvenilirliktir. Bu üç başlıktan herhangi birisinin eksik olması durumunda bu ürünü ilaç kategorisine sokamayız. Bitkisel ürünler “masum ve zararsızdır” diyemeyiz. Sağlık ya da tedavi amaç kullanılan bitkilerin etkileşimlerini standardize etmek zaruridir. Bitkiler kullanımı ile ilgili bir diğer güvenlik
sorunu ise “tağşiş” mevzuudur. Bir ürünün “başına” bitkisel ibaresinin konulması bu ürünün halktan daha
fazla talep görmesine ve satılmasına neden olduğu için, bu durum bazı firmalar tarafından suistimal
edilmektedir. Bu bağlamda suistimal en fazla olduğu iki kategori; bitkisel zayıflama ürünleri ile cinsel gücü artırıcı bitkisel ürünlerdir. Bu iki kategoride tağşişat (karıştırma) çok yoğundur. Hiçbir bitkinin sağlıklı
yetişkin bir bireyi bir haftada 5-10 kilo zayıflatıcı ya da bir anda cinsel gücü artırıcı bir etkisi mevcut değild
Zayıflama haplarında kimyasal bir madde olan “sibutramin”in bitkisel bir görünümün ardına gizlenmesi,
sıklıkla karşılaşılan bir durum. Bu haplar üçer beşer kullanıldığı zaman ölümle sonuçlanan vakalar meydana gelebiliyor. Aslında burada bitki masum olmasına rağmen içerisine ilave edilen kimyasallar bitkiye mal ediliyor. Sibutramin tağşişi maalesef hem ülkemizde hem de dünyada büyük bir problem arz etmektedir.

Gıda takviyelerinde kullanılan bitkisel ürünlerin beyan edilen bitki olduğunu test edebiliyor muyuz?

Evet, bir takım testler ile bunu anlamak mümkündür. Bu amaçla, ürünün içerisindeki bitkisel tozlar
mikroskop altında incelenerek bir takım testlere tabi tutulabilir.

Ülkemizde birçok aktarda bitkisel ürünler sağlık beyanları ile satılmaktadır. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Kesinlikle yanlış olduğunu düşünmekteyim. Geleneksel toplum yapısı içerisinde yer etmiş bulunan aktarları tamamen göz ardı edemeyiz. Ancak bu durum aktarların boylarını aşacak işlere girişmiş
olduğu gerçeğini de görmekten bizi alıkoymamalı. Bu bağlamda, aktarların eczanelerle yarışır duruma
gelmiş olmaları son derece yanlıştır. Bazı bitkisel ürünler eczanelerde de satılabilir. Ancak, “kırmızıbiber haftada beş kilo verdirir” gibi bir beyanda bulunulması son derece yanlış ve kanunen yasaktır. Zaten böyle bir etki de mevcut değildir. Bu durum, bunu önleyemeye yönelik denetimlerin ve yetişmiş elemanların eksikliğinden kaynaklanmaktadır. Örneğin, “betula” adında Türkiye’de yetişmeyen ve Hint menşeli olan bir bitki vardır. Bu bitki yaraların iyileştirilmesinde etkilidir. Bir öğrencimi “betula” almak üzere üç farklı aktara gönderip, eczacı olduğunu belirtmeden ne verilirse almasını söyledim. Aktarlardan birisi öğrencime gidiyatomi adında bir ürün sattı. Bir diğeri ise karbonat nevinden beyaz bir toz.  Öğrencim bunların yanlış olduğunu biliyordu. Sonuçta bu ürünler tüketicinin bilgisizliğinden faydalanmak
suretiyle ona satıldı. Bu, eczanelerde karşılaşabileceğiniz türden bir sorun değildir. Aktarların satması gereken ürünler bilindik bir yapıda olan ıhlamur, adaçayı gibi ürünlerdir. Tabi ki burada da ciddi rantlar var. Fazla kazanma hırsı, toplum sağlığına zarar verir miyim düşüncesinden bağımsız şekilde bu ürünlerin
satılmasına neden oluyor. Aktarlar bu işin ne boyutlara varabileceğinin farkında değiller. Bu konuda başka güzel bir örnek de papatyadır. O da ülkemizde çokça suistimale uğrayan bir bitkidir. Türkiye’de tıbbi olarak kabul edilen iki adet papatya türü mevcuttur. Papatya uyku düzenleyici bir bitkidir. Çocuklara güvenle tavsiye edilmektedir Papatya, 3-5 gün süreyle üst üste kullanıldığında uykunun düzenlemesinde etkili olmaktadır. Bazen vatandaşlarımız 3-4 hafta papatya kullanmasına rağmen uyku düzeninde bir iyileşme olmadığından dem vurabiliyor. Doğada papatya gibi görünen belki 15 – 20 çeşit bitki türü mevcuttur. Aktarlar tarafından hangisi tıbbi papatya bilinemiyor. Kendileri tarafından tedarik edilen ürün
yüzde 90 oranında doğru bitki olmuyor. Sonrasında tüketicilerin denediklerinden ve hiçbir etki görmediklerinden dem vurmaları son derece normal.

O zaman belirli markaların paketli ürünleri daha mı sağlıklı?

Tabi ki ne olduğu belli olmayan ürünler yerine markalı olanları kullanmak daha doğru. Ayrıca kaç
sene rafta beklediğini bilmeniz son derece önemli. Aktarlar biz durumu böyle ifade edince kendilerine
karşıymışız gibi düşünüyor. Aslında herkes kendi işini yapmalı. Fakat daha fazla kazanma hırsı kötü
sonuçlara yol açabiliyor.

Osteowell : Kemiklere Güç Ver

Son zamanlarda ülkemizde ve dünyada bitkisel ürünlere büyük talep var. Bunun nedeni nedir?

Aslında bu trend hep vardı. Fakir ülkelerde vardı, ama bu kadar da değildi. Türkiye olarak biz şanslı
bir ülkeyiz. İlaca ulaşmamız çok daha kolay. İstediğimiz bütün modern ilaçların hemen hepsini
ülkemizde bulabiliyoruz. Öyle ülkeler var ki bildiğimiz anlamda modern eczaneler bile mevcut
değil ve ilaca olan erişim son derece kısıtlı. Afrika ülkeleri bunun en iyi örneği. Belgesellerde de
görüleceği üzere bu türden ülkelerde, gecekondudan bozma evlerin yanında bir takım ilaçlar satılıyor.
Hayatlarını bitkisel ilaçlara bağlı olarak devam ettiriyorlar. 1900’lü yıllardan günümüze kadar kimya
bilimi son derce hızlı bir ilerleme kaydetti. 1800’lere kadar ise hekimlik ve eczacılık aynı meslekti. Gelişen
tarihsel süreçte, kimya bilgisinin ilerlemesi ile birlikte eczacılık hekimlikten ayrı bir meslek dalı
haline geldi. Bu süreçte, penisilin ve aspirin gibi ilaçların bulunması sonucunda bitkisel ilaçlar bırakıldı ve
kimyasal ilaçlara aşırı bir talep doğdu. Bu dönemde bitkilerle tedavi arka planda kaldı. 1800’lü yıllarda bitkisel ürünlerle tedavi geri planda kalmakla birlikte, ilerleyen süreçte arz-talep dengesine
ve insanların kimyasal ilaçları tanımasına bağlı olarak yeniden bitkisel ürünlere olan talep arttı.
Günümüzde halen tedavisi olmayan birçok hastalık mevcut. İnsanlar bitkisel ürünleri denemek suretiyle
hastalıklarına şifa bulmayı umut ediyor. Bir de ilaçların birçok yan etkisi olması sebebiyle, bitkilerin
bu türden etkilere yol açmayacağı kanaati hâkim. Bilimsel olarak bu kanaat doğru değil ancak bu kanaat
talebi tetikleyen unsurların başında geliyor. Vitamin eksikliği normalde bir hastalık olarak addedilmediği için ilk başta insanlar ilaç bulamadıkları zaman bu eksikliği gidermek maksadıyla bitkilere yöneldiler.

Tabii ki sonuçta bu piyasa tıp bilimiyle eşanlı olarak ilerleme kaydediyor. Mesela eskiden alzheimer gibi bazı hastalıkların adı dahi konulmamıştı ve bunlar hastalık olarak bile görülmüyordu. Bu hastalığın keşfi takriben 100 yıl öncesine dayanıyor. Daha öncesinde insanlar, bu hastalığı yaşlanınca bir takım şeyleri unutursun ve daha sonra da ölürsün algısıyla, yaşlılık sürecinin doğal bir parçası olarak görüyorlardı. Alzheimer şu anda dünyada ölüm nedeni olarak dördüncü sırayı almış bulunan, kompleks ve tam tedavisi mümkün olmayan bir hastalık. Hastalığa dair çeşitli hipotezler mevcut olsa da
hastalığın şekli tam olarak çözülmüş değil. Muhtelif ilaçlarla semptomlar hafifletilebiliyor ve hastalığın
ilerlemesi yavaşlatılabiliyor. Ancak mevcut ilaçlar kesinlikle hastalığın ilerlemesini durduramıyor.
Kanser ve obezite de aynı şekilde modern dünyada ölümcül olan ve özellikle gelişmiş toplumlar
için sorun teşkil eden hastalıklar. Hâlihazırda ilaç endüstrisinin büyük bir kısmı bu hastalıklara ilaç üretmek üzerine çalışıyor. Bu bağlamda, ilaç endüstrisinin gelişmesi ve ilaçların keşfi hastalıkların keşfedilmesiyle eş zamanlı yürüyor.

Bitkisel ürünlere karşı tüketicilere tavsiyeleriniz nelerdir?

Bir Eczacılık Fakültesi hocası olarak en önemli tavsiyem, internetten ilaç alınmaması olacaktır. Günümüzde neredeyse her ürün internette mevcut. Ancak tüketicilerin bu ürünlerin sertifikasyonlarına ulaşarak bunları kontrol etmeleri son derece güç olduğu için en azından bilinen firmaların ürünlerine yönelmelerini  tavsiye ederim. Tüketicilerimizin kurumsal olarak bilinen firmaların ürünlerini tercih etmelerini ve mümkün olduğu kadar internet piyasasından ürün almamalarını öneriyorum.

Her bitki gıda takviyesi olabilir mi?

Olamaz. Çünkü söz konusu bitkilerin normal bir şekilde ilgili bileşeni, konsantre hale getirilebilecek
tarzda, bolca ihtiva etmesi gerekir. Buna güzel bir örnek “likopen”dir. Domates ve karpuz likopen açısından zengin olması sebebiyle konsantre halde kullanıldığında gıda takviyesi niteliğine sahip olabilir. Herhangi bir vitamin ve mineral açısından zengin olan bir bitkiyi de buna örnek olarak verebiliriz. Ancak her bitkinin içerisinde gıda takviyesine konu olabilecek bir materyalin olduğunu söylemek imkânsızdır.
Takviye içermeyen birçok bitki türü mevcuttur. Takviye edici gıdaların dünyadaki geçmişine ve gelişimine
bakıldığında, çıkış noktasının hâkim bir vitamin veya mineral olduğu görülmektedir. Mikro besin içeren besinler daha sonra bu ürün grupları arasında yer almıştır.

Bu konudaki yorumunuz nedir?

Gıda takviyeleri, adından da anlaşılacağı gibi tamamen beslenme  ile ilgili ürünleri yani herhangi bir açıdan vücudumuzun ihtiyaç duyduğu bir takım vitaminleri ifade eder. Buna ilave olarak mineraller
ve bir takım bileşenler de sağlığımız açısından son derece önemlidir. Buna yönelik olarak omega asitlerini örnek verebiliriz. Biz Türk toplumu olarak, yeterince balık tüketmediğimiz için, omega yağ asitleri açısından eksiklik yaşıyoruz. Haliyle vücudumuzun buna ihtiyacı var ve bu tarz ürünler ile bu eksikliği gideriyoruz.

Günlük hayatta normal olarak tükettiğimiz meyve ve sebzeler ile ülkemizde pek de yaygın olmayan meyve ve sebzelerin bitkisel kaynaklı takviye edici gıdalarda kullanılması hakkında görüşünüz nedir?

Likopen örneğinden yola çıkarsak, vücudumuz için çok sağlıklı bir besin bileşenini gıda takviyesi olarak,
tablette veya kapsülde, örneğin 350 mg nispetinde almak çok mantıklı. Çünkü o miktardaki bir likopeni
almak için 1 kg domates yemeniz gerekir. Normal şartlarda bir insanın bu miktarda domates tüketmesi
mümkün değildir. Kabaca bunun için bir kutu salça tüketmeniz gerekir. Bu da mümkün değildir. İşte beslenme yoluyla alamayacağımız bileşenleri bu şekilde almanız açısından, gıda takviyeleri oldukça faydalıdır. Mesela selenyum için de aynı şey geçerli.

Gıda ve Beslenme, Bitkisel Gıda Takviyeleri, 2017

Bu bilgiler tedavi önerisi değildir ve bir hekim veya eczacıya danışmanın yerine geçemez. Daha fazla bilgi için bir hekime ve/veya bir eczacıya başvurunuz.
×Osteowell : Kemiklere Güç Ver
Osteowell : Kemiklere Güç Ver