Pazartesi, Haziran 17, 2024

Bunlara da göz atın

İlgili içerikler

COVID-19 Gölgesinde Bağışıklık Sistemini Kış Sezonuna Hazırlamak

Korona Virüs Nedir?

Son birkaç aydır, şu anda COVID-19 olarak adlandırılan yeni bir RNA korona virüsü Çin’de ortaya çıkmış ve neredeyse 200 ülkede görülmüştür. Şu an için korona virüs tüm dünyada 40 milyondan fazla insana bulaşmış ve 1 milyondan fazla ölüme neden olmuştur. Korona virüsler, insanlar dahil olmak üzere memelilerin solunum yollarını tipik olarak etkileyen virüs türleridir.

Korona Virüse Karşı Bağışıklık Sistemimizi Nasıl Güçlendirebiliriz?

Soğuk algınlığı; zatürree ve şiddetli akut solunum sendromu (SARS) ile ilişkilidir ve bağırsakları da etkileyebilir. İnsanlar arasında enfeksiyon en sık kış aylarında olduğu kadar ilkbahar aylarında da görülmektedir. İnsanlarda korona virüsünün bir kişiden diğerine nasıl yayıldığı konusunda çok fazla araştırma yapılmamıştır. Bununla birlikte, virüslerin solunum sisteminden salgılanan sıvı ile bulaştığına düşünülmektedir.

Yeni korona virüs tipik gripten çok daha öldürücü ve mevcut ölüm oranı yaklaşık %2,92’dir. Başka bir deyişle, yeni korona virüs ile enfekte olan 33 kişiden yaklaşık 1’i ölmektedir. Buna karşın gribin yıllık ölüm oranı sadece %0,05- 0,1’dir. Bu oran yıllık grip bulaşmış 1.000 ila 2.000 kişiden yaklaşık 1’inin öleceği anlamına gelmektedir. Bu anlamda, COVID-19 tipik gripten yaklaşık 30 ila 60 kat daha öldürücüdür.

Çin’den dünyanın birçok ülkesine yayılan korona virüs ölümcül sonuçları nedeniyle bütün dünya çapında büyük endişe ortamı oluşturmaktadır. Birçok bilim adamı bu sorunun önüne geçmek için çalışmalar başlatmıştır. Son araştırmalar, influenza ve korona virüs de dahil olmak üzere RNA virüsü enfeksiyonlarıyla baş etmek gıda takviyelerinin yardımcı olabileceğini göstermektedir.

Bağışıklık Sistemini Güçlendirmek

Bağışıklık sistemi insanları hastalıklara karşı korumaktadır. Yoğun stres, çevre kirliliği ve işlenmiş gıda tüketimi insanların bağışıklık sistemini etkileyerek zayıflatmaktadır. Özellikle kış döneminde artan grip ve soğuk algınlığı gibi hastalıklarla savaşta bağışıklık sistemine çok iş düşmektedir.

Bağışıklık sistemini güçlendirmek için pek çok insan gıda takviyelerinden faydalanmaktadır. Gıda takviyelerinin besin eksikliğini önlemede, tedavi etmede ve bağışıklık sistemini güçlendirmekte yardımcı olduğuna dair birçok kanıt bulunmaktadır. Dünyadaki gıda takviyesi pazarının büyümesinin başlıca nedenleri mevcut nüfus ve sağlık eğilimlerinin değişimidir. Gıda takviyeleri; obezite, kardiyovasküler hastalıklar, virüsler, kanser, osteoporoz, artrit, diyabet, kolesterol gibi yüzyılın bazı önemli sağlık sorunlarıyla mücadelede yardımcı olmaktadır. Bazı gıda takviyelerinin hem insan hem de hayvanlar üzerinde antiviral etkiye sahip olduğu bilinmektedir. Gıda takviyeleri; influenza ve korona virüsler dahil olmak üzere RNA virüslerine tip 1 interferon cevabını artırma potansiyeline sahiptir.

Hem influenza hem de korona virüs akciğerlerde inflamatuar bir hücuma neden olur ve akut solunum sıkıntısı, organ yetmezliği ve ölüme yol açan bu enflamatuar hücumdur. Bazı gıda takviyeleri, akciğerlerdeki iltihaplanmayı RNA virüslerinden azaltmaya yardımcı olabilir ve diğerleri de viral enfeksiyonlarla savaşmak için vücudun ana yolu olan bu virüslere karşı tip 1 interferon cevabını artırmaya yardımcı olabilir.

Bu tür antioksidan gıda takviyeleri anti-inflamatuar etkisinin, ölümcül bir akut solunum sıkıntısı sendromunun aracılık ettiği viral enfeksiyonlar tarafından uyarılan akciğer parankimi içindeki aşırı inflamatuar reaksiyonu bastırması beklenmektedir.

Bazı gıda takviyeler sağlığınız üzerinde önemli bir rol oynayabilir. Özellikle kış aylarına girerken bağışıklık sistemini destekleyebilecek ve hastalıklara karşı bağışıklık sistemini güçlendirebilmek için alınabilecek gıda takviyeleri aşağıda kısaca özetlenmiştir.

Beta-Glukan

Beta-glukanlar doğal polisakkaritler olup hücre duvarının ana yapısal bileşenidirler. Bağışıklık sistemine etki ederler. Araştırmacılar tarafından beta-glukanın klinik olarak bağışıklık sistemini güçlendirici etkileri kanıtlanmıştır. Elde edilme kaynağına bağlı olarak çözünürlükleri, kütlesi, dallanma derecesi ve polimer yükü gibi özellikleri değişir. Bu özelliklerin değişmesi bağışıklık sistemine etkisini belirler. Bu nedenle her Beta-glukan iyi olmayabilir.

Beta-glukanlar hakkında en çok çalışma Beta-glukan (1,3)–(1,6) ile yapılmıştır. Bu çalışmalarda Beta-glukan (1,3) – (1,6) `nın bağışıklık sistemi üzerine olumlu etkileri gözlenmiştir.

2012 yılında Almanya`da yapılan bir çalışmada 100 katılımcıya 26 hafta süresince günlük Beta-glukan (1,3) – (1,6) veya plasebo (yani aktif bileşen içermeyen ürün) verilmiştir (50/50). Çalışma sonucuna göre Beta-glukan (1,3) – (1,6) alanların %25 daha az hastalandığı gözlenmiştir. Hatta Beta-glukan (1,3) – (1,6) alan grupta hiç hastalanmayan 7 kişi varken, plasebo alan grupta sadece 1 kişi hiç hastalanmamıştır.

2013 yılında Almanya`da yapılan bir diğer çalışmada 146 katılımcıya 16 hafta süresince, günlük Beta-glukan (1,3) – (1,6) veya plasebo (yani aktif bileşen içermeyen ürün) verilmiştir ve katılımcılar 24 hafta izlenmiştir. Çalışma sonucuna göre Beta-glukan (1,3) – (1,6) alanların %20 daha az hastalandığı gözlenmiştir.

Beta-glukan (1,3) – (1,6) `nın bağışıklık sistemine olumlu etki ettiği ve vücut direncinin arttığı gözlenmiştir. Özellikle kış sezonuna hazırlanırken, hastalık sezonu başlamadan önce Beta-glukan (1,3) – (1,6) alınması önerilmektedir.

Yapılan bir çalışmada (1,3) – (1,6) beta-glukanın bağışıklık sistemini modüle edebileceği ve üst solunum yolu influenza enfeksiyonlarıyla ilişkili bazı riskleri azaltabileceği görüşü savunulmaktadır.

Influenza ve korona virüs dahil RNA virüslerin kontrolüne yardımcı olabilecek gıda takviyeleri için dozaj önerileri; beta-glukan için günlük 250-500 mg olarak belirlenmiştir.

C Vitamini

C vitamini veya askorbik asit suda çözünen vitaminlerdendir. C vitamini; kollajen, karnitin ve sinirlerimizin çalışmasında kullanılan nörotransmiterlerin sentezi için çok önemlidir. Çoğu bitki ve hayvan C vitaminini sentezleyebilse de insanlar sentezleyememektedir. Suda çözündüğü için de vücutta depolanamamaktadır. Bu nedenle sürekli olarak her gün beslenme rutinimizin içine C vitamini alınması gereklidir.

C vitamini en çok meyve ve sebze tüketilerek alınabilmektedir. Günlük 100-200 mg C vitamini alımı önerilmektedir.

Günlük alınması gereken ve birçok biyolojik süreçte yer alan C vitamininin önemli sağlık yararları da vardır. Öncelikle önemli bir antioksidan olan C vitamini, anti-kanserojen yani kansere karşı koruyucu ve immünomodülatör yani bağışıklık sistemimizi düzenleyici etkileri de vardır. Bunlara ek olarak vücudumuzun yapı taşlarından olan kolajen sentezlenmesi, yara iyileşmesi ve demir emilimini arttırması gibi başka önemli faydaları da vardır.

C vitamininin bağışıklık sistemine olan etkisinin doğrudan bağışıklık sisteminin hücreleri üzerinden olduğu düşünülmektedir. Araştırmacılar C vitamininin bağışıklık sisteminin önemli hücreleri olan T-Hücreleri ve B-Hücrelerini harekete geçirdiğini belirtmektedirler. B-Hücreleri virüs veya bakteri gibi zararlı bir mikro-organizma gördüğünde bağışıklık sistemini harekete geçiren ve mikro-organizmaları durduran salgılar sentezlerken, T-Hücreleri de bu salgıları takip ederek mikro-organizmaları yok ederler. C vitamininin B ve T Hücrelerinin üretilmesinde ve çalışma sürecinde önemli katkıları olduğu belirtilmektedir.

Çinko

1960’larda çinko eksikliği keşfedildikten sonra, çinkonun bağışıklık sistemi için gerekli olduğu anlaşılmıştır. Çinko iyonları hücre içi düzenlemede rol oynar. Çinko ile hücreler özellikle bağışıklık sistemini aktifleyecek sinyaller gönderebilir. Anti-inflamatuar ve anti-oksidan etkisi de olan çinko vücudumuz için önemli bir eser elementtir.

Çinko vücudumuzun fonksiyonlarını yapabilmesi için çalışan birçok enzimin çalışma süreci için gereklidir. Çinko eksikliği durumunda birçok hastalık ortaya çıkabilir.  Şiddetli çinko eksikliği, bağışıklık fonksiyonunu baskı altına alır ve hatta hafif ila orta dereceli çinko eksikliği, bağışıklık hücrelerinin (B ve T hücreleri) fonksiyonlarını bozabilir. Düşük çinko seviyesine sahip bireylerde, bağışıklık hücrelerinin yeterince üretilmediği gösterilmiştir. Çinko eksikliğinin yaşlılarda ve çocuklarda zatürree ve diğer enfeksiyonlara karşı vücudun korumasız kalmasına neden olabileceği düşünülmektedir.

Çinko hücresel fonksiyonun ve metabolizmanın birçok yönden düzenlenmesi için gerekli olduğundan, eksikliği durumunda bağışıklık sistemi, büyüme, üreme fonksiyonu ve beyin gelişimi gibi birçok vücut fonksiyonu olumsuz yönde etkilenebilir.

Çinko, çeşitli bağışıklık hücrelerinin etkili işlevini ve çoğalmasını desteklemektedir. Bu nedenle bağışıklık sistemi yeterince gelişmemiş çocuklar ve ilerleyen yaşla bozulan bağışıklık sistemine sahip olan bireylerde çinko desteği alınması önemlidir.

Influenza ve Corona virüs dahil RNA virüslerin kontrolüne yardımcı olabilecek gıda takviyeleri için dozaj önerileri çinko için 30-50 mg olarak belirlenmiştir.

Propolis

Propolis, bal arıları tarafından bitki bölümlerinden, tomurcuklardan ve eksüdalardan toplanan maddelerden üretilen doğal reçineli bir karışımdır. Propolis mekanik özellikleri nedeniyle arılar tarafından kovanlarının yapımında ve onarımında kullanılır. Böylece hem büyük yılan, kertenkele gibi hayvanlara karşı kovana bariyer oluştururken, hem de kovanı zararlı mikro-organizmalardan da korurlar.

Arıların kovanlarını korumak için ürettikleri propolisin önemi günümüzde gittikçe anlaşılır hale gelmiştir. Araştırmacılar propolisin anti-mikrobiyal etkisi ile soğuk algınlığı ve grip benzeri enfeksiyonlarda fayda sağlayabileceğini belirtmektedirler.

2016 yılında yapılmış bir çalışmada araştırmacılar 45 kişilik kontrol grubu olan, toplam 135 katılımcı ile propolisin bağışıklık sistemi üzerine etkisini değerlendirmişlerdir. Araştırma sonucunda propolisin DNA hasarını engellediği ve bağışıklık sistemini desteklediği gözlenmiştir.

Japonya`da yapılan çalışmada da propolisin bağışıklık sistemini uyaran IgG ve IgM gibi maddelerin salınmasını arttırdığı ve bağışıklık sistemini güçlendirdiği belirtilmiştir.

Anti-oksidan, anti-inflamatuvar, anti-bakteriyel, anti-viral ve anti-fungal (mantar) etkileri olan propolisin birçok uzman tarafından günlük alınması önerilmektedir.

Kuşburnu

Kuşburnu, gül çiçeğinin taç yapraklarının hemen altındaki yuvarlak kısmıdır. Kuşburnu, gül bitkisinin tohumlarını içerir. Kurutulmuş kuşburnu ve tohumlar ilaç yapmak için birlikte kullanılır.

Kuşburnu, her geçen gün hayatımıza daha çok giren geleneksel tıpta yeri olan önemli bir bitkidir. Kurutulmuş kuşburnu ve tohumlar ilaç yapmak için birlikte kullanılmaktadır. Meyvesinde C vitamini (askorbik asit) başta olmak üzere anti-oksidan bileşikler bolca bulunur. Taze kuşburnu çok fazla C vitamini içerir, bu nedenle bazı insanlar soğuk algınlığı, grip ve C vitamini eksikliklerini önlemek ve tedavi etmek için C vitamini kaynağı olarak alır.

Geleneksel tıpta özellikle böbrek hastalıkları başta olmak üzere bağışıklık sistemini güçlendirmek, ishal, ateş ve soğuk algınlığının önlenmesi ve tedavisinde kullanımı vardır.

Peki Hepsini Nereden Bulabilirim?

Yazımızda sizin için kış ayları gelirken viral hastalıklara karşı bağışıklık sistemimizi güçlendirebilmek için bize yardımcı olacak Beta Glukan (1,3) – (1,6), Vitamin C, Propolis, Çinko ve Kuşburnu hakkında bilimsel bilgileri derledik.

Bunların hepsini ayrı ayrı bulmak ve uygun şekilde hazırlayıp içmek veya yemek zor olabilir. Bu nedenle Eczanelerde özellikle Beta Glukan (1,3) – (1,6) başta olmak üzere Vitamin C, Propolis, Çinko ve Kuşburnu içeren günde tek doz alınabilecek ürünler olduğunu belirtmek isteriz.

Lütfen bu ürünleri alırken doktorunuza ve eczacınıza danışınız. Özel bir durumunuz veya hastalığınız varsa lütfen bunu doktorunuz ve eczacınız ile görüşünüz. Bağışıklık sistemi çok önemli ve çok hassastır.

Referanslar

  • Mark F. McCarty, Nutraceuticals have potential for boosting the type 1 interferon response to RNA viruses including influenza and coronavirus, Progress in Cardiovascular Diseases,
  • Graubaum et al. A Double-Blind, Randomized, Placebo-Controlled Nutritional Study Using an Insoluble Yeast Beta-Glucan to Improve the Immune Defense System, Food and Nutrition Sciences, 2012, 3, 738-746
  • Auinger et al. Yeast (1,3) -(1,6)-beta-glucan helps to maintain the body’s defence against pathogens: a double-blind, randomized, placebocontrolled, multicentric study in healthy subjects, Eur J Nutr (2013) 52:1913–1918
  • Stier et al. Immune-modulatory effects of dietary Yeast Beta-1,3/1,6-D-glucan, Nutrition Journal 2014, 13:38
  • Naidu et al. Vitamin C in human health and disease is still a mystery? An overview, Nutrition Journal 2003, 2:7
  • Carr et al. Vitamin C and Immune Function. Nutrients. 2017 Nov 3;9(11)
  • FAO/WHO Expert Consultation On Human Vitamin And Mineral Requirements, 2004.
  • Wagh V. Propolis: A Wonder Bees Product and Its Pharmacological Potentials, Advances in Pharmacological Sciences Volume 2013, Article ID 308249
  • Ebeid et al. Assessment of the radioprotective effect of propolis in breast cancer patients undergoing radiotherapy. New perspective for an old honey bee product, Journal of Radiation Research And Applied Sciences,2016.
  • Takagi et al. Immune Activation and Radioprotection by Propolis, The American Journal of Chinese Medicine, Vol. 33, No. 2, 231–240
  • AL-Ani et al. Antimicrobial Activities of European Propolis Collected from Various Geographic Origins Alone and in Combination with Antibiotics, Medicines 2018, 5, 2
  • Wessel et al. Zinc as a Gatekeeper of Immune Function, Nutrients 2017, 9, 1286
  • National Institutes of Health, Zinc: Fact Sheet for Health Professionals, 2019
  • King et al. Biomarkers of Nutrition for Development (BOND)—Zinc Review–5, The Journal of nutrition 146.4 (2015): 858S-885S.
  • WebMD, Rose Hip, 2019
  • Nagatomo et al. Rosehip Extract Inhibits Lipid Accumulation in White Adipose Tissue by Suppressing the Expression of Peroxisome Proliferator-activated Receptor Gamma, Prev Nutr Food Sci. 2013 Jun; 18(2): 85–91.

Popüler Gönderiler