Güneş ışını ile vücudumuz D vitamini oluşturabilmesine rağmen, eksikliğin birçok nedeni olabilir. Örneğin, koyu ten rengi ve güneş koruyucu kullanımı vücudun D vitamini üretmek için gerekli güneş ışınlarından ultraviyole ışınlarını (UVB) vücuda alma yeteneğini azaltabilir.

Güneş koruma faktörü (SPF) 30 olan bir güneş koruyucu, vücudun vitaminleri yüzde 95 oranında sentezleme yeteneğini azaltabilir. D vitamini üretimine başlamak için, cildin kıyafetlerle kaplı olmadan güneş ışığına doğrudan maruz kalması gerekir.

Kuzey enlemleri veya yüksek hava kirliliği bölgelerinde yaşayanlar, sürekli iç mekanda yaşayanlar ve güneş göremeyenler mümkün olduğunca besin kaynaklarından D vitamini tüketmeyi amaçlamalıdır. Sadece anne sütüyle beslenen bebeklerde de, özellikle koyu tenli veya güneş görmesi az ise, D vitamini takviyesi gerekmektedir. Amerikan Pediatri Akademisi, tüm anne sütü ile beslenen bebeklere günde 400 IU oral D vitamini takviyesi almasını önermektedir. Ancak D vitamini takviyeleri alınmasına rağmen, mümkün olduğunca doğal kaynaklardan vitamin veya mineral elde etmek en iyisidir.

D vitamini eksikliği belirtileri şunları içerebilir:

  • Sık hastalanmak
  • Yorgunluk
  • Kemiklerde ve özellikle sırt bölgesi kemiklerinde ağrı
  • Depresyon hali
  • Yara iyileşmesinde gecikme
  • Saç kaybı
  • Kas ağrısı

Vitamin D eksikliği uzun süre devam ederse, bunun sonucunda aşağıdaki durumlar gözlenebilir;

  • Obezite
  • Diyabet
  • Hipertansiyon
  • Depresyon
  • Fibromiyalji
  • Kronik yorgunluk sendromu
  • Osteoporoz
  • Alzheimer hastalığı gibi nörodejeneratif hastalıklar

D vitamini eksikliği ayrıca, meme, prostat ve kolon kanserleri olmak üzere belirli kanserlerin gelişimine katkıda bulunabilir.

Kaynak: Medicalnewstoday