Doğanın Çağrısına Kulak Ver : Fitoterapi – Tıbbi Bitkilerin Tarihçesi MS 1500 – MS 1900

Bir önceki yazımızda Fitoterapinin – Tıbbi Bitkilerin tarihçesinde MÖ 3000 ile MS 1500 yıllarını değerlendirmiştik. Bu yazmızda da MS 1500 ile MS 1900 yıllarını değerlendireceğiz.

Osmanlılarda Anadolu’da yönetimi ele geçirdikten sonra hem eski sağlık kurumlarını korumuş hem de yenilerini inşa etmiştir. Hekimlik alanında da ilerlemeler kaydedilmiştir. Fatih’in hocası Akşemseddin’nin tıbbî bitkilerle ilgilendiği ve hekimlik yaptığı bilinmektedir. Geredeli İshak, Müntahab-ı Şifayı Tıp adlı bir eser yayımlamış ve eserinde tıbbî bitkilerden bahsetmiştir. Yine dönemin sembol isimlerinden Merkezefendi, Kanuni Sultan Süleyman’ın annesi için hazırladığı ve yaklaşık 40 çeşit bitki-baharatın yer aldığı mesir macunuyla ünlenmiştir. Hafize Sultan’ın o macunla sağlığına kavuşmasıyla Kanuni, aynı macundan halka dağıtılması için ferman çıkarmıştır. Halen Manisa’da her yıl şenlikler düzenlenmekte ve mesir macunu halka dağıtılmaktadır.

Fatih’in hocası Akşemseddin’nin tıbbî bitkilerle ilgilendiği ve hekimlik yaptığı bilinmektedir. Geredeli İshak, Müntahab-ı Şifayı Tıp adlı bir eser yayımlamış ve eserinde tıbbî bitkilerden bahsetmiştir. Yine dönemin sembol isimlerinden Merkezefendi, Kanuni Sultan Süleyman’ın annesi için hazırladığı ve yaklaşık 40 çeşit bitki-baharatın yer aldığı mesir macunuyla ünlenmiştir. Hafize Sultan’ın o macunla sağlığına kavuşmasıyla Kanuni, aynı macundan halka dağıtılması için ferman çıkarmıştır. Halen Manisa’da her yıl şenlikler düzenlenmekte ve mesir macunu halka dağıtılmaktadır.

İstanbul’un fethinden sonra Fatih külliyesine ilk darüşşifa kurulmuş, ardından da Kanuni devrinde tıp medresesi geliştirilmiştir. Önceleri hekimler ilaçları yanlarında taşırken daha sonra dükkanlardan satılması fikri benimsenmiş ve aktar dükkanları doğmuştur. Osmanlı döneminde tıbbî bitkiler üzerine çok sayıda çalışma yapılmıştır.

1900’lü yılların başlarından itibaren, modern tedavi yöntemlerinin gelişmesiyle gündemden düşen tıbbî bitkiler yüzyılın sonlarına doğru; yani 1990’lı yıllardan itibaren tekrar ilgi çekmeye başladı.

Günümüz bitkisel tedavisi eskiye göre çok uzun yol kat etmiştir. Bugün tıbbî bitkiler üzerine yapılan çalışmalar bilimsel bir konudur. Tıbbî bitkiler ve bunlardan elde edilen aktif maddeler üzerindeki çalışmalar ile bunlara karşı artan ilginin başlıca sebepleri şöyle sıralanmaktadır:

  1. Yeterli düzeyde bir kimya endüstrisine sahip bulunmayan kalkınma yolundaki ülkelerin, memleketlerindeki bitkilerden yararlanarak kolay ve ucuz bir tedavi olanağı elde etmek istekleri. Bu yolda Mısır, Hindistan ve Pakistan gibi ülkeler büyük gayretler sarf etmekte ve olumlu sonuçlar almaktadır.
  2. Tedavi alanına sokulan yeni sentetik bileşiklerin bazılarında görülen tehlikeli yan etkiler. Bitkisel drog (tıbbî etkiye sahip madde)’lar çok uzun zamandan beri tedavide kullanıldıkları için yan etkileri iyi bilinmektedir.
  3. Bazı ilaç ilkel maddelerinin, bitkisel droglardan, sentetik olanlardan daha ucuza ve daha kolaylıkla elde edilebilme imkanları. Kınakına alkolitleri, Atropa alkolitleri gibi.
  4. Bitkisel drogların diğer bir üstün yanı da birkaç etkiye sahip olmalarıdır. Sentetik bileşikler genellikle tek etkiye sahiptirler. Bunların bazıları ise, yan etkilerini önlemek için diğer bazı ilaçlara ihtiyaç gösterirler. Bitkisel ilaç kullanılarak yapılan tedaviye, Bitkilerle tedavi “phytotherapy veya phytopharmacotherapy” denilmiştir. Bitkisel ilaçların sadece bir veya birkaç bitkinin bir araya getirilip, çay gibi içilen ilaçlar olduğunu düşünmemek gerekir. Modern ilaç hazırlama yöntemlerinin hepsi, bitkisel ilaçlar için de uygulanmakta ve daha dayanıklı, alınması kolay ilaç formları (tablet, kapsül, şurup, solüsyon vb.) geliştirilmektedir. Gelişmiş ilaç sanayileri bulunan Avrupa Birliği ülkelerinde bu şekilde hazırlanmış pek çok müstahzar piyasada bulunmaktadır.
    Ülkemizde de bu tarz ürünler artık eczanelerde yerini almaktadır. Uzakdoğu ve Amerika’da da tıbbî bitkilere artan bir ilginin olduğu bilinmektedir.

Tıbbi bitkiler ile ilgili “alternatif tıp” diye yoğunlaşılmışsa da artık, bitkilerden yararlanmanın alternatif tıp olmadığı, tamamlayıcı ve hatta koruyucu tıp olduğu yaygın kanaat haline gelmiştir. Artık ülkemizde de doktorlar tarafından hastalara, tıbbî bitkiler reçete edilmektedir.  Avrupa ülkeleri bu önemde ön sıralarda yer almaktadır.

Dünya genelinde yükselen doğaya dönüş trendinde; olması gerektiği gibi, sağlımızda kullandığımız doğal kaynaklarda, tıbbî bitkilerde bilinçli kullanım ön plandadır.

Dünya sağlık örgütünün verilerine göre dünya genelinde insanların yüzde 80’i bitkilerden yararlanmaktadır.

Yeryüzünde 750 bin ile 1 milyon arasında bitki türünün bulunduğu tahmin edilmektedir. Bunların 500 bin kadarı tanımlanıp isimlendirilmiştir ve her yıl bu sayı artmaktadır.

Tedavi maksadıyla kullanılan bitkilerin miktarı antik çağdan beri devamlı bir artış göstermektedir. Mezopotamya uygarlığı döneminde bitkisel drog miktarı 250 civarında idi. Grekler döneminde 600 kadar tıbbi bitki tanınıyordu. Arap-Fars uygarlığı döneminde bu miktar 4 bin civarına yükselmiştir. Bu sayı, 19. yüzyılın başlarında 13 bin sayısına ulaşmıştır. Günümüzde ise kullanılan tıbbî bitki miktarının 100 bin civarında olduğu tahmin edilmektedir.

Ülkemiz, 10 binin üzerindeki bitki çeşidiyle ılıman iklim kuşağındaki en zengin floraya sahiptir. Bunlardan yüzde 34’ü endemik (başka hiçbir yerde doğal olarak yetişmeyen) özelliktedir.
Türkiye geneli yaklaşık 2 bin aktar, yüzlerce üretici vardır.

Osteowell : Kemiklere Güç Ver

Avrupa’da binin üzerinde bitkisel ilaç sektörüne hizmet veren firma bulunuyor.

Dünyanın her yerinde uzun ömürlü insanlar ve kültürler üzerinde yapılan araştırmalarda Çinlilerin benzersiz bir üstünlükleri olduğu görülmüştür, çünkü beslenmelerine çok çeşitli güçlendirici şifalı otlar katıyorlardı.

Bu şifalı otlar dünyadaki ilk yaşlanmayı geciktirme çalışmaları yapan bilim adamları olan Çinli Taocular aracılığıyla Sarı İmparator’dan aktarılmıştır. Bu otlar yalnızca sağlığı ve gücü sürdürmeye değil aynı zamanda hastalıklarla savaşmaya da yardımcıdır.

Devamı yarın…

Kaynakça

Prof. Dr. Turhan Baytop, Türkiye’de bitkilerle tedavi, İst. 1999, Nobel Tıp Kitap.

Prof. Dr. Ekrem Sezik, Mised dergisi 3-4, TEB yayını.

Prof. Robert Laffont, C’est la nature qui a raison, Paris.

Prof. Dr. A. Süheyl Ünver, Tıp Tarihi, İstanbul Üniversitesi.
Dr. Maoshing Ni Secrets of Longevity, 2006.

Demirezer, Ö., Ersöz, T., Saraçoğlu., FFD Monografları (Bitkiler ve etkileri) 3. Baskı

Akademisyen Kitabevi, Ankara (2017)

Photo by Igor Son on Unsplash

Bu bilgiler tedavi önerisi değildir ve bir hekim veya eczacıya danışmanın yerine geçemez. Daha fazla bilgi için bir hekime ve/veya bir eczacıya başvurunuz.
×Osteowell : Kemiklere Güç Ver