Kanser Tedavisinde Bitkisel Destek : Arabinoksilan | Probiyotix

Kanser Tedavisinde Bitkisel Destek : Arabinoksilan

Kanser Nedir?

Kanser, 2012 yılında dünya çapında meydana gelen tahmini 14.1 milyon yeni vaka ve 8.2 milyon ölüm nedeniyle dünya çapında önde gelen bir ölüm nedenidir. Kanser hücrelerinin ortadan kaldırılmasına odaklanan cerrahi, kemoterapi ve radyoterapi de dahil olmak üzere konvansiyonel kanser tedavisi kısa vadede etkili olabilir. Bununla birlikte, bu tür yaklaşımlar, özellikle ileri kanserde tüm malign hücreleri yok etmek için yetersizdir ve nüksle sonuçlanır.

Vücudun kansere karşı savaşmak için doğal savunma yeteneğini indüklemek, arttırmak veya geri yüklemek için biyolojik tepki modifiye edici (BRM’ler) veya immünomodülatörler adı verilen kimyasal olmayan, biyolojik maddeler kullanan immünoterapi, artık geleneksel tedaviler ile kombinasyon halinde çalışabilecek önemli bir kanser tedavi stratejisi olarak kabul edilmektedir.

Kanser Tedavisinde Arabinoksilan

Arabinoksilan (MGN-3), kısmen hidrolize pirinç kepekli shiitake mantar enzimleri (Lentinus edodes mycelia ekstresi) ile elde edilen hemiselülozların doğal bir karışımıdır.

Arabinoksilan MGN-3’ün ana kimyasal yapısı, ana zincirinde bir ksiloz ve yan zincirinde bir arabinoz polimeri olan bir arabinoksildir. Bir metilasyon analizinin sonucu, heteropolisakkaritin (arabinogalaktan, arabinoxylan, arabinan, β-1,3: 1,4-glukan) kompleks bir yapısının, Arabinoksilan MGN-3’ün immünomodülatör mekanizmalarının ve antitümör aktivitesinin arkasında olduğunu düşündürmektedir. Arabinoksilan MGN-3, geleneksel kanser tedavisi sırasında ve sonrasında tükenmiş bağışıklık sistemini güçlendirmek, araştırma bulgularından ve iyi klinik sonuçlardan destek talep etmek için bitki bazlı bir BRM olarak tanıtılmıştır.

2018 yılında Integrative Cancer Therapies dergisinde yapılan bir çalışmada Arabinoksilan MGN-3’ün geleneksel kanser tedavisi üzerindeki etkileri ile ilgili kanıtlar üzerine araştırma yapılmıştır.

Kanserde Doğal Destekleyici Arabinoksilan Araştırma Sonuçları

Arabinoksilan MGN-3 ile yapılmış çalışmalar göre, Arabinoksilan MGN-3` ün bağışıklık sistemi üzerinde immünomodülatör etkisi ile kansere karşı bağışıklık sistemini destekleyebilir, ayrıca bazı kemoterapi ilaçları ile birlikte kullanımı durumunda sinerjistik yani ilacı etkisini arttırıcı etki sağlayabilir.

Hücre Kültürü Çalışmaları

İmmünomodülatör Antikanser Etkisi:

Skuamöz hücreli karsinomun (SCC13) büyümesi, Arabinoksilan MGN-3’te 72 saate kadar inkübe edildikten sonra durduğu gözlenmiştir. Buradaki etki mekanizmasının kanser hücreleri üzerinde yer alan CD95 ölüm reseptör yolunun aktive edilmesi ile apoptozdaki artış yani kanser hücresinin kendi kendini öldürmesi ile büyümenin durduğu düşünülmektedir.

Arabinoksilan MGN-3 ile önceden işleme tabi tutulmuş tümör hücrelerinin (insan T hücresi lösemik HUT 78) agonistik anti-CD95 antikoruna apoptoz oranında% 200’den fazla bir artış gözlenmiştir. Etkinin doza bağlı olduğu gösterilmiştir.

Kontrol NK hücreleri ile karşılaştırıldığında, Arabinoksilan MGN-3 ile uyarılan NK hücreleri, aktivasyon ile ilişkili reseptörler CD25 ve CD69’un daha yüksek bir ekspresyonunu indüklediği gözlenmiştir.

Arabinoksilan MGN-3 ile uyarılan NK hücrelerinin çeşitli kanser hücrelerine karşı sitotoksisitesinde istatistiksel olarak anlamlı artışlar gözlendiği, ancak normal hücrelere karşı sitotoksisite olmadığı izlenmiştir. Yani Arabinoksilan MGN-3 ile oluşan hücrelerin ölüm süreci kanser hücrelerini etkilerken sağlıklı hücreleri etkilediği gözlenmemiştir.

Sinerjik Antikanser Etkisi:

Arabinoksilan MGN-3, Saccharomyces cerevisiae (fırın mayası) ve kurkumin gibi doğal antikanser maddelerle ve kemoterapi ilaçlarıyla (daunorubisin ve paklitaksel) doz bağımlı bir şekilde sinerjik yani uyumlu bir şekilde ilacın etkisini artırmaya yönelik çalıştığı gözlenmiştir.

Arabinoksilan MGN-3 (100-1000 μg / mL) olan veya olmayan farklı konsantrasyonlarda daunorubisin (1 × 10−9 ila 1 × 10−6 M) ile BCC’lerin (MCF-7 ve HCC70 hücreleri) hayatta kalma oranları 3 gün boyunca hücre kültüründe ölçülmüştür.

Arabinoksilan MGN-3, kanser hücrelerinde daunorubisin birikimini arttırdığı ve tek başına daunorubisin ile tedavi edilen BCC’lere kıyasla MCF-7’nin (5.5 kat) ve HCC70 hücrelerinin (2.5 kat) yani kanser hücrelerinin hayatta kalmasını önemli ölçüde azalttığı gözlenmiştir.

Hayvan Çalışmaları

Çeşitli çalışmalar Arabinoksilan MGN-3’ün kanseri potansiyel olarak önleyebileceğini, büyümesini engelleyebileceğini ve diğer kemoterapötik ajanlarla sinerjik olarak çalışabileceğini göstermiştir.

Kanserojen Ajanlara Karşı Koruyucu Etki:

Tek başına metilnitronitrosoguanidin uygulananlara kıyasla, metilnitronitrosoguanidin (MNNG) artı MGN-3 ile beslenen erkek Wistar sıçanlarında önemli ölçüde daha düşük displazi ve mide kanseri insidansı gözlenmiştir.

Arabioksilan MGN-3’ün gözlenen önleyici etkileri arasında Ki-67 tümör markerinin baskılanması, apoptotik gastrik kanser hücrelerinin mitokondriyal bağımlı yol yoluyla yukarı regülasyonu ve lenfosit seviyelerinin düşmesine karşı koruma bulunmuştur.

Kanser Büyümesinin Durdurulması:

Katı Ehrlich karsinomu (SEC) tümörleri taşıyan dişi İsviçre albino fareleri, intraperitoneal Arabinoksilan MGN-3 enjeksiyonları ile tedavi edildi. Kontrollerle karşılaştırıldığında, Arabinoksilan MGN-3 ile tedavi edilen fareler, tedaviye bağlı herhangi bir olumsuz yan etki olmaksızın tümör hacmi (% 63.27) ve tümör ağırlığı (% 45.2) ile ölçülen tümör büyümesinde önemli bir gecikme sergilemiştir.

Kemoterapötik Ajanlarla Sinerjik Etkiler:

Ehrlich asit karsinom hücreleri ile aşılanan dişi İsviçre albino fareleri sadece paklitaksel, sadece Arabinoksilan MGN-3 veya Arabinoksilan MGN-3 artı paklitaksel ile tedavi edildi. Tümör hacimleri, sadece paklitaksel grubu (% 77) ve sadece Arabinoksilan MGN-3 grubu (% 59) ile karşılaştırıldığında, Arabinoksilan MGN-3 artı paklitaksel grubunda (kontrollere göre% 88 daha küçük) önemli ölçüde bastırıldığı gözlenmiştir.

Arabinoksilan MGN-3 ayrıca kemoterapötik ajanların olumsuz etkilerine karşı da potansiyel olarak koruma sağlayabileceği gözlenmiştir. Ayrıca Arabinoksilan MGN-3 ile beslenen Sprague-Dawley’den türetilmiş albino sıçanlar, kontrole kıyasla cisplatin veya doksorubisin dozundan uygulandıktan sonra daha sağlıklıy olduğu, kilo aldığı ve ishal ve daha az bağırsak patolojisi insidansına sahip olduğu gözlenmiştir. Benzer şekilde Arabinoksilan MGN-3 BALB / c dişi farelere oral veya intraperitonal olarak verilenlerin, onları cisplatin enjeksiyonuyla ilişkili ciddi kilo kaybından koruduğu gösterilmiştir.

İnsan Vaka Raporları

İnterminal olmayan kanser vakalarında bildirilen sonuçlar şunlardır:

  • tümör belirteçlerinde iyileşmeler,
  • immünokompetans profili ve başlangıç semptomlarında azalma;
  • hasta koşulları stabil devam etti ve takipte kanser rekürrensi görülmedi;
  • hastalar uyku, iştah, sindirim, fiziksel aktivite ve anksiyete ve ağrıda subjektif iyileşme olarak bildirilen iyileşmiş yaşam kalitesi (QoL) rapor ettiler,
  • kemoterapi sırasında azalmış yan etkiler ve kanser remisyonu gözlendi.

Bir vakada, hasta cilt lezyonunun ilk çıkarılmasından sonra metastatik akciğer tümörü için geleneksel tedaviyi reddetti. Arabinoksilan MGN-3 ile 34 aylık tedaviden sonra metastatik akciğer tümörü tespit edilemedi. Kötü prognozlu 3 terminal kanser vakasında, hastaların iyileşmiş QoL ve hatta normal çalışma ile ilk tahmin edilen ömürlerinden çok daha uzun süre hayatta kalabildikleri bildirilmiştir. Ancak bunlar tekil vaka bildirimi olduğu için detaylı çalışmalar yapılması gereklidir.

İnsan Klinik Çalışmalar

Randomize Olmayan, Post-Müdahale Çalışmaları:

Konvansiyonel kanser tedavisi sonrası NK hücre aktivitesi olan 32 kanser hastası (çeşitli maligniteler) 2 hafta boyunca Arabinoksilan MGN-3 ile tedavi edildi.

NK hücre aktivitesinde on kata kadar belirgin bir artış gözlendi. Hastalarda NK hücresi granülerliği ve bağlanma kapasitesinde artış, T ve B hücresi proliferasyonunda iyileşme ve tümörle ilişkili antijenlerde iyileşme gözlenmiştir.

16 kanser hastasının küçük bir çalışmasında beyaz hücre (WBC) sayımına bakılmıştır. Hastalar, 6 ay boyunca Arabinoksilan MGN-3 tedavisine başlamadan önce geleneksel kanser tedavisinden geçen çeşitli maligniteleri olan hastalardı. Hiçbir öznel veya objektif yan etki kaydedilmediği gibi araştırmacılar, NK hücresi aktivitesinin normalleştiğini ve beyaz kanda iyileşme olduğunu bildirmiştir.

Ancak başka bir çalışmada, 2 ay boyunca Arabinoksilan MGN-3 aldıktan sonra 22 kanser hastasında T yardımcı (Th) lenfositlerin T düzenleyici (Treg) lenfositlere (CD4 + CD25 +) oranında (Th: Treg) bir artış kaydedildi ve Arabinoksilan MGN-3 tedavisinin antikanser bağışıklık sistemini düzenleyici etkisi gösterdiği rapor edilmiştir.

Bununla birlikte, az sayıda hasta nedeniyle sonuçlar istatistiksel olarak anlamlı değildi. Daha yakın zamanda, Golombick ve arkadaşları Arabinoksilan MGN-3 ve kurkumin kombinasyon tedavisinin erken B hücresi lenfoid maligniteleri olan 20 hastanın nötrofil sayısını artırarak ve artmış eritrosit sedimantasyon oranını (ESR) azaltarak hastalık ilerlemesini geciktirmesine yardımcı olduğunu bildirmiştir. Yine, bu çalışmanın sonuçları istatistiksel güçten yoksundur.

Randomize Kontrollü Çalışmalar

Arabinoksilan MGN-3’ün QoL iyileştirme etkileri daha önce çeşitli malignitelerin geç evrelerinde (III-IV) 205 ilerleyici kanser hastası olan büyük bir RCT’de incelenmiştir.

Özel bir derecelendirme ölçeği kullanarak çalışma sırasında gözlem ve sorgulama ile hasta yaşam kalitesini kontrol eden Takahara ve Sano, Arabinoksilan MGN-3 artı standart tamamlayıcı ve alternatif tedavi (CAT) alan hastaların daha yüksek bir sağkalım oranı (% 54.2’ye karşı% 35.8) elde ettiklerini ve sadece standart CAT alan kontrol grubundan daha iyi bir sonuç elde ettiklerini gözlemlemiştir.

Arabinoksilan MGN-3’ün, 50 hastayla başka bir RCT’de 6 kür kemoterapi gören meme kanseri hastalarında kemoterapiye bağlı yan etkileri azalttığı gösterilmiştir. Her kemoterapi küründen 1 hafta önce ve 1 hafta sonra 25 hastaya Arabinoksilan MGN-3 verildi, kontrol grubu sadece kemoterapi aldı. Yan etkiler, her döngünün başlangıcında hastalara verilen özel bir anket ile değerlendirildi. Çalışma sonucunda kontrol grubuna kıyasla yorgunlukta belirgin azalma, iştah artışı, anti-emetik ihtiyaç yoktur ve saç dökülmesinde azalma bildirilmiştir.

Haftada bir kez 3 g / gün Arabinoksilan MGN-3 ve Oncothermia alan 25 hastanın, ortalama Chalder Yorgunluk Anketi (CFQ) skorları anlamlı olarak % 30 daha düşük olarak belirlenmiştir .

Özet

Klinik öncesi çalışmalardan, klinik vaka raporlarından ve küçük klinik çalışmalardan elde edilen mevcut kanıtlar, Arabinoksilan MGN-3’ün, özellikle NK hücre aktivitesini arttırmada hastanın bağışıklık sistemini güçlendirerek geleneksel kanser tedavisini tamamlamak için etkili bir destekleyici ürün olabileceğini düşündürmektedir.

Arabinoksilan MGN-3, bugüne kadar bildirilen hiçbir olumsuz olay olmadan uygulamasında güvenli görünüyor. Kanser tedavisine bağlı yan etkileri azaltmak, tedavi sonuçlarını iyileştirmek ve uzun süreli sağkalım oranını arttırmak için tamamlayıcı bir bağışıklık tedavisi olarak kullanılabilir.

Arabinoksilan MGN-3’ün yeni biyolojik hedefleme tedavileri ile kombinasyonu, tümör terapisinde yeni perspektifler açabilir. Bununla birlikte, Arabinoksilan MGN-3’ün farmakokinetiği ve ayrıca etkinliklerini doğrulamak ve klinik uygulamasını destekleyen kanıtları güçlendirmek için daha iyi tasarlanmış RCT’lerle ilgili ek çalışmalar yapılması önerilmektedir.