Salı, Temmuz 23, 2024

Bunlara da göz atın

İlgili içerikler

Sabah Erken Kalkan İnsanlarda Meme Kanseri Olma Riski Daha Düşüktür

Geç uyanmayı sevmek meme kanseri için risk faktörü olabilir mi?

Yapılan son çalışmalara göre, sabah erken kalkan kadınların daha düşük risk altında olabileceğini göstermektedir.

Araştırmacılar son BMJ makalesinde yöntemlerini ve bulgularını açıkladılar.

Analizleri için İngiltere Biobank’tan 180.216 kadın ve Meme Kanseri Derneği Konsorsiyumu’ndan 228.951 kadına veri kullandı.

Meme kanseri riski üzerinde “koruyucu etkiye” sahip olan sabah tercihinin “tutarlı bir kanıtı” bulduğunu bildirmişlerdir.

Ayrıca, gecede 7-8 saatten fazla uyumanın meme kanseri riski üzerinde “olumsuz bir etkisi” olabileceğini “düşündüren kanıtlar” buldular.

Araştırmacılar, buldukları etkilerin, BMI, alkol tüketimi ve sigara içme gibi meme kanseri için diğer risk faktörleriyle karşılaştırıldığında, küçük olduğunu vurgulamaktadır.

Meme kanseri, meme dokusunda başlar. Anormal hücreler kontrolden çıktığında, yakındaki dokuyu istila ettiğinde ve vücudun diğer bölgelerine yayıldığında ortaya çıkar. Çoğunlukla kadınları etkilese de, erkekler de meme kanseri olabilir.

2016 yılında, Ulusal Sağlık Enstitülerinden (NIH) biri olan Ulusal Kanser Enstitüsüne (NCI) göre ABD’de meme kanseri ile yaşayan yaklaşık 3,5 milyon kadın vardı.

NCI ayrıca ABD’deki kadınların yaklaşık %13’ünün yaşamlarının bir noktasında meme kanseri teşhisi alacağını tahmin ediyor.

Değiştirilebilir Faktörlerden Ziyade Özelliklere Odaklanın

Araştırmacılar araştırmayı yapmak istedi, çünkü meme kanseri riski ve uyku ile ilgili yayınlanan birçok araştırma, “gece vardiyasında çalışma ve geceleri ışığa maruz kalma” üzerine odaklanma eğilimindeydi.

Çok az sayıda çalışma, bireylerin değiştirmeyi çok zor buldukları özellikler veya kişisel nitelikler üzerine odaklandılar. Sabah veya akşam tercihleri, yazarların “kronotip” olarak nitelendirdiği böyle bir özelliğe örnek olarak verilebilir.

Çok sayıda “geniş genom çapında ilişkilendirme çalışmasının” kronotip (yani sabah veya akşam tercihi), uyku süresi ve uykusuzluk semptomları için sağlam genetik profiller ürettiğini not etmişlerdir.

Yeni çalışmada araştırmacılar iki tür analiz gerçekleştirmiştir. İlk tipte, meme kanseri ile her katılımcının sabah veya akşam tercihi, uyku süresi ve uykusuzluk semptomları olarak bildirdikleri arasında bağlantı bulmak için İngiltere Biobank verileri üzerinde çok değişkenli bir regresyon analizi yaptılar.

İkinci analiz türünde, katılımcılarla meme kanseri arasındaki bağlantıları araştırmak için kronotip, uyku süresi ve uykusuzluk genetik profillerini kullandılar.

Bu ikinci analiz türüne Mendelian randomizasyonu (MR) denir ve bunu İngiltere Biobank verilerine ve ayrıca iki Meme Kanseri Birliği Konsorsiyumu (BCAC) verisine dayandırdılar.

Ekip, genetik profilleri “kronotip ile ilişkili 341 tek nükleotid polimorfizminden (SNP), uyku süresine bağlı 91 SNP’den ve uykusuzluk semptomlarıyla ilişkili 57 SNP’den” derlemiştir.

Sabah Tercihi Daha Düşük Riske Bağlı

İngiltere Biobank verilerinin çok değişkenli regresyon analizi, sabah tercihi olan kadınların, akşam tercihi olan kadınlara kıyasla %1’den daha az meme kanseri riskine sahip olduğunu göstermiştir.

Kadınların meme kanseri riski üzerinde %1’den az etkiye sahip olan bir faktör, 1000 kadından 10’nundan azını etkilediği anlamına gelir.

Bu ilk analiz “uyku süresi ile uykusuzluk semptomları arasındaki ilişki için çok az kanıt buldu”.

UK Biobank verilerinin MR analizi, bu iki istisna hariç, BCAC verilerinin iki numunesinde yapılan MR analizinde olduğu gibi bu bulguları destekledi. Bu, küçük bir “artmış uyku süresinin meme kanseri riski üzerinde olumsuz bir etkisi” olduğunu gösterdi.

Ekip MR analizini kullanmayı seçti, çünkü verileri zaman içinde insanları izleyen çalışmalar olan gözlemsel çalışmalardan geldi. Bu tür çalışmalar sadece değişkenler arasındaki bağlantıları bulabilir, bir değişkenin gerçekte diğerine neden olduğunu ispat edemez.

Araştırmacılar MR analizini ve diğer yöntemleri kullanarak ve bilinen risk faktörlerini göz ardı ederek, sonuçlarını daha güvenilir ve ölçemedikleri faktörler tarafından daha az kesintiye uğratmaya çalıştılar.

Başka bir deyişle, bu tür veriler kanıt içermemesine rağmen, bir sebep-sonuç bağlantısının varlığını destekleme konusunda ellerinden geldiğince gözlemsel veri aldılar.

‘Nedensel Etkinin Güçlü Kanıtı’

MR analizinin ilk sonuç kümesini doğruladığı göz önüne alındığında, yazarlar “bulguların kronotipin meme kanseri riski üzerindeki nedensel etkisi için güçlü kanıtlar sağladığı” sonucuna varmıştır.

Bağlantılı bir editoryal yorumda, Viyana Üniversitesi epidemiyoloji bölümünde profesör olan Eva Schernhammer, çalışmanın “biyolojik saatimizdeki stresin nasıl azaltılabileceğini araştırmak için gelecekteki bir araştırmaya ihtiyaç duyulduğunu” belirlediğini belirtti.

Buna ek olarak, bu tür bir çalışmanın “çalışma saatlerini kronotip ile aynı hizaya getirmeye yardımcı olabileceğini – özellikle çalışma popülasyonunda bireysel günlük tercihi ile dışsal olarak uygulanan zamanlamayı daha yakından eşleştirmek için” önerdiğini belirtti.

İngiltere’deki Imperial College London’da cerrahi ve kanser alanında araştırma yapan kıdemli bir araştırmacı olan Dr. Luca Magnani de bu bulguları yorumluyor.

Araştırmayı, “araştırmacıların genetik bir değişken (üç özel uyku özelliğiyle ilişkili genetik çeşitlilik) ile meme kanseri riski – ki bu anlamlı ama çok küçük bir etki büyüklüğü” arasında bir bağlantı tanımladığı “ilginç” bir çalışma olarak nitelendirdi.

Ayrıca, sonuçların hiçbir şekilde “uyku alışkanlıklarının değiştirilmesinin, meme kanseri riskinde bir azalmaya yol açabileceği” (uyku alışkanlıkları ya da uykusuzluk ile bir ilişki yoktur) durumunun söz konusu olmadığını belirtti.

Medical News Today, Morning people may have lower breast cancer risk, 2019.

Popüler Gönderiler