Pazartesi, Haziran 17, 2024

Bunlara da göz atın

İlgili içerikler

Talasemi ve Lipid Düşürücü İlaç Kullanımı Arasında Bağlantı Bulundu

Talasemi hastalığı, kırmızı kan hücrelerinde belirgin anormalliklere yol açan genetik bir bozukluktur. Bu bozukluk, lipid profili ve lipid düşürücü ilaç kullanımı üzerinde önemli etkilere sahip olabilir. Güney Tayland’dan 615 katılımcı ile yapılan bir çalışma, talasemi ve hemoglobinopati taşıyıcılarının lipid profili ve kırmızı kan hücresi parametreleri ile serum 25(OH)D seviyeleri arasındaki ilişkiyi araştırdı. Çalışmanın bulguları, talasemi hastalarının daha düşük sıklıkla lipid düşürücü ilaç kullandığını gösterdi.

Talasemi ve hemoglobinopatiler, hemoglobin analizi ve polimeraz zincir reaksiyonu bazlı yöntemlerle teşhis edildi. Katılımcılardan alınan biyokimyasal parametreler, standart enzimatik yöntemler ve elektro-kemilüminesans immünoassayları kullanılarak değerlendirildi. Hematolojik ve biyokimyasal parametrelerin ortalamaları, talasemi ve talasemi olmayan gruplar arasında karşılaştırıldı.

Lipid Profili Üzerindeki Etkiler

Talasemi hastaları arasında toplam kolesterol (TC) ve düşük yoğunluklu lipoprotein kolesterol (LDL-C) seviyelerinin, talasemi olmayan katılımcılara göre önemli ölçüde düşük olduğu bulundu. Bu durum, talasemi hastalarının lipid düşürücü ilaçları daha az kullanma olasılığını artırdı. Talasemi hastalığı, lipid düşürücü ilaç kullanımında 4.72 kat azalmış bir risk ile ilişkilendirildi.

Hipovitaminoz D ve Talasemi

Güney Tayland’daki talasemi ve/veya hemoglobinopati taşıyıcıları arasında D vitamini eksikliği prevalansı kadınlarda %53, erkeklerde ise %21 olarak bulundu. Talasemi ve hipovitaminoz D bulunmayan örneklerde en yüksek lipid profili gözlendi. Bu sonuçlar, talasemi ve hemoglobinopatilerin genetik yapısının lipid seviyelerindeki değişkenliği açıklayabileceğini gösterdi.

Öneriler ve Çıkarımlar

– Talasemi hastalarının lipid profili düzenli olarak izlenmelidir.
– D vitamini eksikliği olan talasemi hastalarına yönelik özel tedavi stratejileri geliştirilmelidir.
– Daha geniş popülasyonlarda benzer çalışmalar yapılmalıdır.

Sonuç olarak, talasemi hastalarının lipid profili ve lipid düşürücü ilaç kullanımı ile ilgili önemli bulgular elde edilmiştir. Bu durum, genetik faktörlerin ve çevresel etkenlerin lipid metabolizması üzerindeki etkilerini anlamak açısından önemlidir. Özellikle talaseminin yaygın olduğu ülkelerde, daha büyük örneklem grupları ile yapılan araştırmalar, bu ilişkinin daha iyi anlaşılmasına katkı sağlayabilir.

Orijinal Makale: Heliyon. 2024 May 16;10(10):e31374. doi: 10.1016/j.heliyon.2024.e31374. eCollection 2024 May 30.

Popüler Gönderiler