– Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekim Yardımcısı Sacit İçten: – “Trafik kazalarının en büyük nedenlerinden birini uyku apnesi oluşturuyor. Kişiler uyku apnesi sorununun olduğunu bilmiyor. Toplumun yüzde 2 ila 4’ü uyku apnesi sendromu olduğunun farkında değil”

Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekim Yardımcısı Uzman Doktor Sacit İçten, ”Türkiye’de trafik kazalarının nedenlerinden birinin uyku apnesi olduğunu ifade ederek, “Kişiler uyku apnesi sorununun olduğunu bilmiyor. Toplumun yüzde 2 ila 4’ü uyku apnesi sendromu olduğunun farkında değil.” dedi.

AA muhabirine açıklama yapan İçten, uyku bozukluğunun yaşam kalitesine etki eden önemli bir sağlık sorunu olduğunu belirterek, uyku apnesinin önemli sağlık sorunlarının başında geldiğini ancak hastaların bir kısmının bu sorunun farkında olmadığını dile getirdi.

Uyku bozukluğuyla ilgili 85 çeşit hastalık olduğunu ve en sık görülenin uykuda solunumun durması olarak bilinen uyku apnesi olduğunu ifade eden İçten, “Bu kişilerde uykuda 10 saniye kadar solunum durması veya yavaşlaması oluyor. Buna bağlı vücudun oksijenlenmesi azalıyor ve bu vücuttaki duyu, organ ve sistemleri etkiliyor.” ifadelerini kullandı.

İçten, birçok kronik hastalığın altında uyku bozukluklarının olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

“Kardiyovasküler hastalıklar, beyin ve beyin damarlarıyla ilgili ve metabolitik hastalık dediğimiz şeker, insülin direnci, kilo alma ve verme gibi tüm kronik hastalıkların altında uyku bozukluğu var. Vücudunuza giren oksijenle besini yakıyorsunuz, hücreler besleniyor ve uykunuzda nefesiniz defalarca kesildiğinde zincirin halkasında hasar oluşuyor. Yaşam kalitesini etkileyen yorgunluk, bitkinlik, konsantrasyon bozukluğu, horlama gibi faktörler oluyorsa ve kişi bunu önemsemiyorsa çevresindekilerin uyarılarını dikkate almalı.”

Sınırlı sayıdaki uyku merkezlerine tedaviye gelen hastaların cihazla uykularını kayıt altına aldıklarını belirten İçten, beyindeki elektrik akımlarını, nefes alım oranlarını, kalp atışını ve kasılmaların da ölçüldüğünü söyledi.

Teşhisten sonra hafif, orta ve ağır uyku apnesi sınıflandırmasına göre ikinci aşamada tedavi yöntemini belirlediklerini aktaran İçten, uyku apnesinde tedavisinde vücudun uzun süre oksijensiz kaldığını, oksijen azalmasıyla organlar da etkilendiğini vurguladı.

İçten, şöyle devam etti:

“Uyuklama, yorgunluk, konsantrasyon bozukluğu, gerginlik, strese de yol açan uyku apnesi, uzun vadede kronik hastalıkların yüzde 50’sinden Tansiyon, şeker, beyin hastalıklarına yol açabiliyor. Türkiye’de ölümlerin başında gelen trafik kazalarının en büyük nedenlerinden birini uyku apnesi oluşturuyor. Kişiler uyku apnesi sorunu olduğunu bilmiyor. Genel olarak toplumun yüzde 2 ila 4’ü uyku apnesi sendromuna sahip olduğunun farkında değil. Bu oran 40 ila 65 yaş arası artıyor ve erkeklerde daha fazla görülüyor ama 60 yaşından sonra erkek ve kadın arasındaki makas daralıyor. Uyku tedavi merkezlerinin sayılarının artırılması da gerekiyor. İstanbul’da randevu sürelerini 2-3 yılla verirken şimdi açılan uyku merkezleriyle bu süreyi 1-2 aya indirdik. Uyku apnesi teşhisi ve tedavisinin yapılması da koruyucu hekimlikle eş değerdir. Çünkü kişilerde gelişecek tansiyon, kalp, beyin ve şeker hastalığının gelişimini engelliyor veya oluşumunu yavaşlatıyorsunuz.”

Trafik ve ev kazalarının sebeplerinin başında uyku bozukluklarının geldiğini yineleyen Sacit İçten, sözlerini, “Bütün uzun yol şoförlerinin taranması, her ehliyet alana uyku testi yapılması lazım.” diye tamamladı.

Kaynak : MediMagazin