Cumartesi, Temmuz 13, 2024

Bunlara da göz atın

İlgili içerikler

Vitamin D Eksikliği Diyabet Hastalarında Risk Faktörü Olabilir

Son zamanlarda yapılan bir araştırma, vitamin D’nin sağlık üzerindeki etkilerini daha da derinlemesine inceleyerek, özellikle tip 2 diyabet hastaları arasında bu vitaminin eksikliğinin glikemik kontrol ve lipid profili üzerindeki etkisini ortaya koymuştur. Suudi Arabistan’ın Riyad şehrindeki King Saud Medical City’de gerçekleştirilen bu kesitsel çalışma, yetişkin diyabet hastaları üzerinde yapılmış ve katılımcıların sosyodemografik özellikleri, vitamin D seviyeleri, HbA1c (glikozillenmiş hemoglobin) ve lipid profilleri incelenmiştir.

Araştırma Metodolojisi ve Katılımcı Profili

Araştırmaya 472 yetişkin diyabet hastası katılmış, bunların %62,7’si kadın (%296) ve ortalama yaş 56,5 olarak kaydedilmiştir. Çalışmada, katılımcıların vitamin D seviyeleri, HbA1c ve lipid profilleri ölçülmüş ve elde edilen veriler SPSS İstatistik versiyon 27 kullanılarak analiz edilmiştir.

Bulgular ve İlişkiler

Sonuçlar, katılımcıların büyük bir çoğunluğunun vitamin D eksikliği yaşadığını ve buna paralel olarak yüksek HbA1c ve düşük yoğunluklu lipoprotein (LDL) kolestrol seviyelerine sahip olduğunu göstermiştir. Ayrıca, vitamin D ile HbA1c arasında zayıf negatif, HDL (yüksek yoğunluklu lipoprotein) ile pozitif ilişkiler tespit edilmiştir. HbA1c seviyesi trigliseridlerle pozitif korelasyon göstererek, vitamin D’nin lipid homeostazisindeki rolünü işaret etmiştir.

Önemli Çıkarımlar

  • Vitamin D eksikliği, diyabet yönetiminde önemli bir gösterge olarak ele alınmalıdır.
  • Yüksek HbA1c ve LDL seviyeleri, vitamin D takviyesinin potansiyel faydalarını vurgulamaktadır.
  • Sosyodemografik faktörlerin biomarker seviyeleri üzerindeki etkileri, kişiselleştirilmiş müdahalelerin gerekliliğini ortaya koymaktadır.

Araştırma, vitamin D’nin diyabet hastalarında glikemik kontrol ve lipid profili üzerindeki etkilerini belirleyerek, bu alanda daha fazla bilgi edinilmesini sağlamıştır. Çalışma, özellikle diyabet yönetimi ve önlenmesi için kişiselleştirilmiş müdahalelerin önemini vurgulamaktadır.

Orijinal Makale: Cureus. 2024 Apr 9;16(4):e57927. doi: 10.7759/cureus.57927. eCollection 2024 Apr.

Popüler Gönderiler