Özverili ve sabırlı o uzun bekleyiş ve sonrasındaki yorucu doğum sürecinden sonra, bebeğinizi kucağınıza aldığınızda mucizelere inanmaya başlarsınız.
Canınızın bir parçasını ilk kez görüyorsunuzdur. Bu nedenle; özellikle ilk bebeğini dünyaya getiren anneler, meraklı gözlerle bebeğini incelerken her şeye bir anlam yüklerler. Sağlıklı  bir bebeğin özellikleri ise genel olarak şu şekildedir:

YENİDOĞAN BEBEĞİN ÖZELLİKLERİ:

Doğduğu andan itibaren 28. günlük olana kadar ki olan sürede bebek yenidoğan olarak adlandırılmaktadır. Zamanında doğan bir bebeğin kilosu doğumda 2800-3500 gr, boyu 48-52 cm dir. Bu ölçüler bebeğin cinsiyetine, doğum haftasına ve  anne-babanın fiziksel özelliklerine göre değişebilir. Doğumdan sonra bebeğin cildi “Verniks Kaseoza” olarak adlandırılan, beyaz, yağlı ve koyu kıvamlı bir yağ ile kaplıdır. Cilt, normal renginden daha mor görülebilir ancak çoğunlukla kırmızı, pürüzlü ve hassastır. Elleri, ayakları soğuk olabilir. Bebeğin omuz ve sırtında yumuşak “lanugo” tüyleri vardır. Zamanla bu tüyler dökülerek yok olurlar.

Baş,  bedene oranla daha büyüktür. Kafa kemiklerinin birleştiği noktalarda bıngıldak (fontonel) dediğimiz 2 adet  yumuşak kısım bulunmaktadır. Başın üzerindeki 12-18 ay arasında, başın arkasındaki 3 aya kadar kapanır.

Bacakları içe doğru kıvrıktır ve bu görünüm doğaldır. Kalça, bel veya sırtında morluklar olabilir.  Bu lekeler Asyalı bebeklerin çoğunluğunda gözlendiği için “Mongol Lekesi” olarak bilinir. Çenesinde ve burnun etrafında “Milia”denilen yağ kabarcıkları olabilir. Bu leke ve kabarcıklar normaldir ve kendiliğinden kaybolur.

İlk günlerde gözlerde şaşılık gözlenebilir. Yenidoğan bebekler  bakışlarını yüzünün önünde tutulan nesnelere odaklamaya çalışır. Işık 20 ile 30 cm den daha uzakta ise görüntü bulanık olur ve bebeğin gözleri, her biri başka bir yönde olmak üzere, etrafını araştırır. Bebeklerin çoğu mavi–gri gözlü doğar, ama göz rengi altı ay içinde değişebilir. Yeni doğmuş bebeğin gözleri doğumdaki basınçtan ötürü şişmiş olabilir ya da göz kapaklarında lekeler olabilir; bunlar ilerleyen günlerde yok olacaktır. Gözyaşı kanallarının kapalı olması nedeni ile bebeklerin gözleri sık sık sulanır ve çapaklanır. Bu kanallar çoğunlukla bir – iki ay içinde açılır, ama bu süre bir yıla kadar uzayabilir.

Bebekler, işitme duyusuna sahip olarak doğarlar. Yenidoğan normal bir bebek, sese gözlerini kırparak ve irkilerek tepki gösterir ve ses düzeyindeki farklılıkları ayırt edebilir. Yumuşak sesler gülümsemeye benzer bir etki ortaya koyabilirken, sert ya da yüksek sesler bir bebeğin ağlamasına neden olabilir. Bebekler anne ve babalarının seslerini ayırt ederler. Annenin sesini duyduklarında sakinleşirler. O nedenle annenin bebekle konuşması, sağlıklı bir ilişkinin kurulması için olmazsa olmazdır.

Anneden geçen hormonların etkisiyle kız ve erkek bebeklerin memelerinde şişme olabilir ve nadiren süt gelebilir. Masaj yapmak ve sıkmak gibi müdahaleler bebeğe daha çok zarar verir. Bundan dolayı böyle bir durumda uzman bir hekim görüşü almakta fayda vardır. Ayrıca ilk günlerde kız bebeklerde akıntı ve kanama görülebilir. Bu da çok normaldir. Erkek bebeklerin testislerinde ödem görülebilir, bu şişlik 6-12 ayda geçer.

Yenidoğan bebeğinizin bazı refleksleri ve içgüdüsel davranışları vardır. Çene titremesi, alt dudağın içe dönmesi, hıçkırık, düzensiz solunum, öksürme, hapşırma, uyurken ses çıkarma, ağlarken el ve ayakların titremesi, irkilmeler, ani sıcaklık değişimlerinde cilt renginin değişmesi ve en önemlisi kendini ifade etme yöntemi olan ağlaması normaldir.

Yenidoğan Bebeğin Giydirilmesi

Yenidoğanla ilgili bir diğer önemli konu da bebeğin giydirilmesi ve bulunduğu çevrenin özellikleridir.

Bebek odasının ısısı yaz-kış 22-23° olmalıdır. 

Bebeklerin elleri ve ayakları genelde vücudun geri kalan kısmına göre daha soğuktur. Çünkü yenidoğanın dolaşım sistemi henüz yeterince olgunlaşmamıştır. Bebeğin ısınıp ısınmadığının ölçüsü eller ve ayaklar değildir.

Bebeklerin fazla giydirilmesine gerek yoktur. Aşırı giydirmek, bebeğin ısı dengesini bozar. Siz kaç kat giyiyorsanız, bebeğinizi de o şekilde giydirin. Soğuk kış günlerinde ilk 2-4 hafta belki bir kat daha fazla giydirebilirsiniz.

Yenidoğan bebeklerin vücut ısıları kolayca yükselebileceğinden dikkatli olmak gerekir. Yazın 27-28 derece üzerindeki havalarda kısa kollu ince pamuklu bir body, yenidoğan için yeterli olmaktadır.

Kışın doğan bebeklerin başına ilk hafta ince pamuklu bir başlık geçirmek yararlı olabilir. Yazın ise evde başlık takmaya gerek yoktur. Bebekleri hangi yaşta olursa olsun güneşten korumak gerekir. Bunun için siperlikli bir şapka takılır.

Bebeğin her hapşırması üşüdüğünün göstergesi değildir. Altı açıldığında veya giydirilirken hapşırması refleks olarak normaldir.

Toplumda genel olarak yanlış bilinen bir diğer durum da bebeğe su verilmesidir. Anne sütü hem besin, hem de su ihtiyacını fazlasıyla karşılar. O nedenle, bebeğe anne sütü aldığı dönemlerde ek olarak su vermeye gerek yoktur. Ancak sadece mama ile beslenen bebeklerin özellikle yaz aylarında su ihtiyacı olabilir. Bu bebeklere kaynamış ılıtılmış su verilebilir.

Yenidoğan bebeğin bezinin değiştirilmesi:

Özel bir bez değiştirme birimi, bir yatak veya hatta zeminde bile yapılabilir. Hatırlanacak en önemli konu, bez değiştirmek için ihtiyacınız olan her şeyin sizin erişim alanınızda olması ancak bebeğin erişim alanında bulunmamasıdır. Bez değiştireceğiniz yer ayrıca ılık, kuru ve temiz olmalıdır.  Herhangi bir enfeksiyon olasılığını azaltmak için bebeğinizin altını değiştirmeden önce ellerinizi yıkayın. Son olarak, bebeğinizi düşme tehlikesi olan bir yerin üzerinde gözetimsiz bırakmamaya dikkat ediniz.

Islak mendiller bez değiştirmede en çok kullanılan ikinci malzemedir. Ancak özellikle sarışın, beyaz tenli bebeklerin ciltleri nispeten daha hassas olduğu için, ıslak mendillerle alerjik reaksiyonlar, dermatitler olabilmektedir. Bu nedenle bez değiştirirken kaynamış ılımış suyla ıslatılmış pamukla temizlik yapılması tercih edilmelidir. Bebeklerin cildi çok hassas olduğu için altını temizledikten sonra pişik olmaması için bir pişik kremi kullanılmalıdır ancak koku ve parfüm içeren kremlerden uzak durulmalıdır.

Yenidoğan bebeğin banyosu

Yenidoğan bebekler genellikle göbek bağları düştükten sonra banyo yaptırılırlar. Zorunlu durumlarda göbek bağının su almamasına dikkat edilerek, göbek düşmeden de banyo yaptırılabilir. Banyo suyu hazırlanmadan önce banyo ve bebek için gerekli malzemeler hazırlanmalı ve annenin kolunun uzanabileceği bir yere konmalıdır. Banyodan çıktığında bebeğin konacağı bir alan önceden hazırlanmalı ve havlusu hazır edilmelidir. Banyo yapılacak yer soğuk ve cereyanlı olmamalı, mümkünse önceden ısıtılmalıdır. Banyo ısısı 37-38 derece olmalıdır. Banyo hızla yaptırılmalı ve mümkünse anne tek başına yaptırmamalıdır. Kızların cinsel organı önden arkaya doğru yıkanmalıdır. Erkek çocuklarda cinsel organın ucu zorla açılmaya çalışılmamalı, nazik bir şekilde yıkanmalıdır. Yakın zamanda sünnet olmuşsa yara iyileşene kadar küvette banyo yaptırılmamalıdır. Banyo sonrası bebek hızla kurulanmalı ve hızla giydirilmelidir.

Yenidoğan bebeğin beslenmesi

Emzirmenin bir annenin yapabileceği en doğal şey olması beklenir ancak yanlış uygulamalar sonucunda en zor davranış haline gelebilir. Doğum sonrası bebekler en kısa zamanda emzirilmelidir. Anne ne kadar erken emzirirse süt o kadar çabuk gelir.

Yapılması gereken ilk şey doğru pozisyonun sağlanması, annenin rahat bir koltuğa veya kanepeye oturmasıdır. Sırtının arkasına ve bebeği desteklemek için dizlerine bir yastık koymalıdır. Göğüs ucunu verirken parmakla desteklemeli, bebeğin başı göğüs ucu ile aynı düzeyde olmalıdır. Bebek sadece meme başını değil etrafını da ağzına almalıdır. Yenidoğan bebek her ağladığında emzirilmedir ancak her iki memeyi alan ve gazı iyi çıkarılmış bir bebek yeteri kadar beslendiyse en az 2 saat ağlamadan kalabilecektir. Emzirme sırasında bir meme 15-20 dakika emzirilip sonra gazı çıkarılmalı arkasından 2. memeye geçilmelidir. Kısa süreli de olsa ikinci meme de mutlaka verilmeli arkasında gazı çıkarılmalı, bir sonraki emzirmede son emzirilen memeden başlanmalıdır. Yenidoğanlarda tokluk hissi oluşmadığı ve arama bir yenidoğan refleksi olduğu için emmeden hemen sonra bile bebek aranmalara başlayabilir. Anne, bebeğinin doymadığını düşünüp yeniden emzirirse bu zaten tok olan bebeğin bütün sütü kusmasına neden olacaktır.

Bebeğin göbek bakımı:

Yenidoğan bebeklerin göbek kordonu doğumda klemplenmiştir ve bu şekilde düşmesi beklenir. Genellikle göbek kuruyup 7-10 gün içersinde düşer. Bez göbeğin altından bağlanarak çiş ve kakanın bulaşmamasına dikkat edilmelidir. Göbek kordonu düştükten sonra sıvı veya kan gelmesi, sızıntı şeklinde kanama olması durumunda ailenin mutlaka çocuk doktorlarına bu durumu bildirmesi gerekmektedir. Bazen yenidoğan bebeklerde göbek fıtığı olabilir bu karın kaslarındaki gevşeklik sonucu olmakta genellikle 6 ay-1yaş arasında tamamen düzelmektedir. Gene de böyle bir durumda çocuk doktorunuzla temasa geçmenizde fayda vardır. Bebeğin göbeğine  bozuk para yapıştırılmamalı veya göbek sargı ile sarılmamalıdır.

Günümüzde bilgiye ulaşımın gelişen teknolojik imkanlar sayesinde çok kolay olduğunu, ancak ulaşılan bilginin doğruluğunu kontrol etmenin de bir o kadar zorlaştığını hatırlamak, her bilinçli ebeveynin görevidir. Toplumda oturmuş ve kuşaktan kuşağa yanlış olarak uygulana gelmiş pek çok hatalı yaklaşım mevcuttur. Yenidoğan bakımı ve takibi, özel bilgi birikimi ve tecrübeli bir yaklaşımı gerektirmektedir. Bu durum göz önüne alınarak ve yukarıda açıklanan temel bilgilerin ışığında, beklenmedik herhangi bir durumda konunun uzmanı olan hekiminize başvurmanızı öneririm.

Prof. Dr. Tansu Sipahi

www.tansusipahi.com.tr